Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren bilinçsizce yaşamımıza giren “sorumluluk” zamanla bilinçli hale gelir ve biz de bu kavramı benliğimizde anlamlandırmaya çalışırız: Sorumluluk mu? Özgürlük mü? Bu iki kavrama gelin birlikte bakalım ve yanıt bulalım.
Çocukluktan itibaren birtakım sorumluluklarla büyürüz. Odanı toplamak, ödevlerini yapmak, okul kurallarına uymak, çekirdek aile sorumlulukları, ait olunan toplum kuralları ve en nihayeti dünya insanı olarak sorumlu ben. Liste bu şekilde uzar gider... Listede belki de en değerlisi kişinin kendisine olan sorumluluğudur, ne dersiniz? Kendisinden, kendi gelişiminden, kendini gerçekleştirmekten sorumlu insan özgürlüğünden kayıp mı eder? Tam tersine daha da mı özgürleşir?
Gelişime ve rutine dair sorumluluk almayıp bahaneler üretmek beraberinde hareketsizliği ve sosyal izolasyonu getirecektir. Psikolog Albert Ellis Akılcı Duygusal Davranış Terapisi kuramında: “İnsanın anlamlı bir yaşam sürmesi için hedeflerinin olması gerektiğini belirtir”. Hedef, yaşam enerjisini yükselten ve mutlu bir yaşam sürecini inşa etmeyi sağlayan değerli bir kavramdır. Hedef, sorumluluğu beraberinde getirir ve bu sorumluluk aynı zamanda özgürlüğün de anahtarıdır.
Sorumluluk bilinci ile hedeflerimizi gerçekleştirdikçe motivasyonumuz ve özgüvenimiz artar. Artan özgüvenimiz ile kendimize yeni alanlar açarız, daha da özgürleşiriz. Özgürleşen benliğimiz yeni hedeflere doğru ilerler ve bu yeni hedefler yeni sorumlulukları da beraberinde getirir. Sorumluluk duygusu ile gerçekleşen hedeflerin yaşattığı tatmin, mutlu ve özgür bir yaşamın anahtarıdır.
Sorumluluk bilinciyle birlikte kaçınmamız gereken iki düşünce tuzağı vardır. Bunlardan biri hata yaptığımızda vazgeçmeyip esneyebilmek yapılan hatadan öğrenerek devam etmek, bir diğeri ise sorumluluklarımızı ertelememek. Aynı konuyu sürekli erteliyorsak, belki de o konuyu tekrar düşünmeliyiz ve kendimize şu soruyu sormalıyız: “Sürekli erteleme ihtiyacı duyduğum bu konu benim gerçekten istediğim bir sorumluluk mu?”.
Sorumluluk ve özgürlüğün tamamlayıcılığı üzerine olan bu yazımı Avusturyalı Psikiyatrist Viktor Frank’ın “İnsanın Anlam Arayışı” isimli kitabına da ilham kaynağı olan şu sözüyle bitirebilirim: “Koşullar ne kadar zor olursa olsun, insanın kendi tavrını seçme özgürlüğü vardır.”
Sorumluluk bilinciyle aldığınız her özgür tavrın size anlamlı ve mutlu bir yaşamı getirmesi dileğiyle…
Yorumlar
Kalan Karakter: