Futbolu ya da basketbolu yakından takip edenler, taraftarı oldukları kulüple ilgili en az bir kez şu düşünceye kapılmıştır: “Ciddi yatırımlarla en pahalı, enerjik ve kaliteli oyuncuları getirdik ama başarılı olamıyoruz.” Cümle tam olarak böyle olmasa da anlam içeriği bu minvaldedir.
Bir de işyerlerine; bizzat içinde bulunduğumuz alanlara bakalım. Özgeçmişi çok iyi, işinin ehli, enerjisi yüksek, uzman insanlarla çalışıyoruz; ya da onlardan biriyiz. Fakat işler istenen verimlilikte ilerlemiyor, çalışanlar memnun değil, patron memnun değil.
İlk iki paragrafı hayatın farklı alanlarında çoğaltabiliriz. Bununla birlikte her iki paragrafta da ortak bir nitelik var: ENERJİ. Enerji kavramının sistematik olarak ele alınması, M.Ö. 384-322 yılları arasında yaşamış Aristoteles’e kadar dayanmaktadır. Aristoteles felsefi olarak şöyle tanımlamıştır: “Energeia (enerji), potansiyelin tamamlanmış halidir; tıpkı bir binanın inşa edilmekte olan değil de tamamlanmış hali gibi. Bir şey potansiyelden çıkıp kendi ereğine uygun biçimde etkin olduğunda, energeia halindedir.” Modern anlamda tanımlamak istediğimizdeyse, kişinin belirli bir hedef doğrultusunda sergilediği motivasyon, dayanıklılık ve canlılık halidir.
Peki soru şu: Hayatın farklı alanlarında motive, dayanıklı, canlı ve potansiyelini gerçekleştiren insan ya da topluluklar, ne oluyor da bir futbol takımını istenen potansiyeline eriştiremiyor ya da ne oluyor da işyerleri ideal potansiyellerine ulaşamıyor?
Bu soruyu yine iki düşünürün sözüyle yanıtlamaya başlayabiliriz. Mevlâna Celaleddin Rumi’nin “Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez” ve Aristoteles’in “Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür.” Sözleriyle…
Takım çalışmalarında, bireysel enerji ne kadar motivasyonel bir güdüleyici olsa da bir araya gelen uyumlu enerji olmadığı sürece pek bir anlam ifade etmez. Bir araya gelen uyumsal enerji ise SİNERJİ’yi tanımlamaktadır. Futbolda tek başına harika bir forvet, gol pasını almazsa o beklenen golü atamaz. İşyerinin pazarlama faaliyetlerinden sorumlu kişisi, uzmanlık ve enerji anlamında çok iyi bir personel olabilir ancak doğru Pazar alanlarına AR-GE yaparak ulaşması sağlanamazsa potansiyelini yakalayamayabilir.
Sinerji; grupların ortak bir hedefe ulaşması için, her bir üyesinin enerjisini diğer üyelerle uyumlandırması şeklinde ortaya çıkar. Ayın ikinci haftasındaki yazımda belirttiğim şekilde, “Voltran”ı oluşturarak.
Sinerjide uyum, güç birliği, birbirini tamamlamak ve iş birliği vardır. En önemlisi de sinerjide bireysel amaçların yanı sıra sinerjiyi oluşturan konu bağlamında amaç birliği vardır. Bu amaç birliğiyle sinerji, bireysel amacın önüne geçer ve grup amacını öncelikli kılar.
Sinerjinin potansiyeli gerçekleştiğinde, bireylerin kendi potansiyelleri de bütündeki yerini bulur.
Kazan – kazan ilişkisinin hâkim olduğu sinerjik çalışmaların artarak devamını dilerim.
Sevgiler…
Yorumlar
Kalan Karakter: