Koçluk, en temel tanımıyla, bir kişinin yaşamının herhangi bir evresinde veya durumunda, başka bir kişiyle yaptığı konuşmalar aracılığıyla öz farkındalık kazanması ve gelişim sağlamasıdır.
Sosyal yaşam, ilişkiler, kariyer, yöneticilik, takım dinamikleri, öğrencilik ve ebeveynlik gibi alanlarda; kararsızlık, yön bulma, kör noktaları fark etme, toparlanma ve iyi hissetme gibi… ihtiyaçlara cevap verir. Nişler farklı olsa da özünde koçluğun temel prensibi aynıdır; hizmeti alan kişiyi yönlendirmeden, yalnızca akıllı ve düşündürücü sorular sorarak doğru cevaplara ve farkındalığa ulaşmasını sağlamak. Bu sorular kişinin kendi beyanlarıyla, ulaşmak istediği noktaya yönelik şekillenir.
Peki şu soruyu soralım: Bir kişi, başka bir koç olmadan kendi kendine bunu yapamaz mı?
Bir konuda kararsız kaldığında ya da bir durumdan veya duygu halinden memnun olmadığında, kişi kendisine dışarıdan bir gözle bakıp düşündürücü soruları sormayı başarabilir mi? Soruların objektif bir bakış açısıyla tarafsız olması mümkün olabilir mi? Elbette mümkündür.
Buradaki kilit nokta, kişinin kendisine karşı tarafsız olabilmesidir. Sanki içinden bir “sen” daha çıkıp dışarıdan kendine bakıyormuş gibi… Daha anlaşılır bir ifadeyle, kendimize nötr bakabilmek, kendine koçluk yapabilmenin başlangıcı sayılabilir. Örneğin; sürekli bir şeyleri erteliyorsam ve bu durumu sorgulamaya karar verdiysem, kendime haklı bahaneler üretmeye yönelik sorular sormamalıyım. Ya da kariyerimde tıkanıklık yaşıyorsam, nedenlerini dışarıda değil, önce kendimde aramalıyım, kendime yönelik sorular sormalıyım. Özünde “o” değil, “ben” olan sorular.
Elbette bunu yapmak yüksek farkındalık ve özgüven gerektirir. Yazması kolay, uygulaması zordur. Ancak bir kez başarıldığında, kişinin yaşamında harika dönüşümler başlayabilir. Yine de bu yöntemi sürekli uygulamak, uzun vadede zihinsel yorgunluğa ve tükenmişliğe yol açabilir.
Bazen de akışına bırakmak gerekir.
Peki koçlara neden ihtiyaç vardır? Yukarıda da belirttiğim gibi “kişinin kendisine tarafsız bakıp zor sorular sorması” yazması kolay, uygulaması zordur. İşte bu noktada yapılan araştırmalar koçluğun değerini ortaya koymaktadır.
ICF Global Coaching Client Study (2008) araştırma raporuna göre, koçluk alan müşterilerin memnuniyet oranı %82,7 olarak bulunmuştur. Yine Shorthand Consulting’in ICF tabanlı araştırmasında, koçluk hizmeti alan müşterilerin %99’u memnuniyet, %96’sı ise tekrar alma isteği bildirmiştir.
Kendi kendimize tarafsız bakabiliyorsak ve gündemimizle kendi doğrumuza ulaşabiliyorsak ne âlâ. Ancak dışarıdan bir koçun, sakin ve dingin tavrı ile bizi yargılamadan dinlemesi, takdir etmesi, konuşmaya teşvik etmesi, kendi fikirlerini empoze etmeden yol arkadaşlığı yapması paha biçilmezdir.
Mesleğini layıkıyla yapan tüm koçlara selam olsun, sevgiler…
Yorumlar
Kalan Karakter: