1957 yılında Allen Saunders, Reader’s Digest dergisinde yayınlanan bir yazısında o meşhur sözü söylemiş (Türkçe hali): “Hayat biz başka planlar yaparken başımıza gelenlerdir.”
Sonrasında John Lennon, 1980 yılında çıkardığı albümünde “Beautiful Boy” isimli şarkısında bu sözü kullanıyor ve yayılmasını sağlıyor. Bu söz beni hep çok etkilemiştir, çok da kullanırım.
Şöyle bir düşünüyorum da geçmişten günümüze kadar oldukça sık kullanmışım. Okul yıllarında takdir belgesi beklerken teşekkür belgesi aldığımda, iş yerinde proje başarısız olduğunda ve “Ah be, beklediğim takdir ya da terfi kaçtı” dediğimde, denizde yüzmek için plan yapıp sabahında yazın göbeğinde meteorolojinin bile öngöremediği yağmur başladığında… İrili ufaklı, önemli az önemli ve hatta önemsiz pek çok alanda adeta dilime pelesenk olmuş bir ifade.
Peki şimdi bakıyorum da bu örnekler gerçekten “Hayat biz başka planlar yaparken başımıza gelenlerdir” cümlesine uygun mu? Aslında başımıza gelenler de planın bir parçası değil mi?
Sanki cümle şu şekilde ilerleyebilir: “Hayat biz başka planlar yaparken, planların öğretisi, esnemesi, gelişmesi, dönüşmesidir.”
Takdiri kaçıran ben, bir sonraki yıl artık ne yapacağımı biliyorum. Projem başarısızsa, “Vardır bunda bir hikmet, ne öğrendim ona bakmalıyım” deyip tecrübemi pekiştirebiliyorum. Yüzmek yerine yağmurda sinema keyfi yapmanın tadına varabileceğimi görebiliyorum.
Yolda giderken yolun iniş çıkışlarını, çöküşlerini, yükselişlerini, yanıltmalarını, armağanlarını; bana eşlik eden diğer yolcuları, yolumuzun kesiştiği yolcuları, çıkarlarımızın çatıştığı yolcuları, yolun yön değiştirmesini görebiliyorum. Gördüklerimden öğrenebiliyor ve yoluma dönüşerek, dönüştürerek devam ediyorum. Yeter ki yolun sonundaki fener belli olsun; belli değilse ne yol kalır ne de yolcu.
Fenerden kastım, kişilerde farklı yer bulan vizyondur. Yolcu, değerleri ile uyumlu olmak kaydıyla; kim olmak istediğine, nasıl anılmak istediğine karar verdiğinde ve hayatına bir anlam, amaç kattığında, oraya giden yollar kör düğüm de olsa bir çıkış yolu vardır. O düğümler içerisinde dokunduğunuz, ışığından beslendiğiniz ya da sizin ışığınızdan beslenen farklı yolcular da vardır. İlerlerken şunu görürsünüz ki, vizyonunuza giden yol sizi parlatırken etrafınızdaki diğer yolculara da ışık olmuştur.
Yazımı, M.Ö. 384-322 yıllarında yaşamış, klasik felsefenin en büyük temsilcilerinden Aristoteles’in doğrudan “vizyon” demese de yaşamdaki amaç kavramını ifade ettiği şu sözlerle bitirmek isterim: “Her sanat ve her araştırma, aynı şekilde her eylem ve seçim, belli bir iyiyi amaç edinmiş görünür; bu nedenle iyinin, bütün yaptıklarımızın amacı olduğu söylenmiştir.”
Kendiniz için iyi, çevreniz için iyi fenerler yakmanız ve ışığa doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemeniz dileğiyle.
Sevgiyle kalın…
Yorumlar
Kalan Karakter: