Değerli Akademisyen, Psikolog Doğan Cüceloğlu, “Bir insanın olgunluğunu, onun dinleme kalitesinde görürüm” cümlesiyle, dinlemeye atfettiği önemi belirtmiştir. Etkileyici ve üzerinde düşünmeye, yazmaya değer bir ifade. Kendisini rahmet ve saygıyla anıyorum.
Önce “İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırarak” başlayalım. Bir sohbet esnasında arkadaşımızı, bir toplantıda diğer katılımcıyı ya da evde ailemizden bir ferdi duyuyor muyuz? Hadi duyduk diyelim, gerçekten dinliyor ve anlıyor muyuz? Duymak başka, dinleyip anlamak bambaşkadır. Bu arada etkin dinleyememe hali daha “duyma” aşamasında başlar. Daha en başta duymuyorsak, devamı olan dinleme ve anlama söz konusu olamaz.
Örneklerle açalım;
Birinin diğerine bir rahatsızlığını anlattığı sohbeti canlandıralım:
Ayşe: “Sürekli bacaklarım ağrıyor.”
Ali: “Benim hep ağrır.”
Ayşe: “Bu başka bir ağrı ama üzerine basamıyorum.”
Ali: “Aynısı bende de var. Hatta doktora gittim, sebebini bulamadılar. Testler yaptılar, bekliyoruz, bu şekilde ne olacak bilmiyorum. Babamda da vardı, genetik olabilir…”
Ayşe derdini anlatmak isterken, kendini dert dinlerken buldu. Anlaşılan Ali’nin tüm empatisi yine Ali’nin kendineydi.
Bu arada yukarıdaki isimler semboliktir. Aliler ve Ayşeler içimizde çokça vardır.
Bir diğeri ise “leb demeden leblebiyi anlama” halidir. Genelde işyerlerinde karşımıza çıkar. Bunu da canlandıralım:
Ayşe: Son üç aydır şirketimizin satışları azaldı. Satışları artırmak için bir önerim var şöyle ki…
Ali: Tamam bu durumu biliyoruz ilgileneceğiz.
Ayşe: Bir önerim var, yeni bir reklam…
Ali: Tamam, anladım. Bakıyoruz.
Ayşe ve Ali kavga etmeden simülasyonları burada sonlandıralım.
Dinlemek, etkili ve etkin iletişimin temel taşlarından biridir. Dinlemek; dinlediğini anlamak ve anladığını teyit etmektir. Dinlerken sadece kulakla değil, beden diliyle, zihinle ve tüm odağınla dinlemek önemlidir. Bazen sözcükler farklıdır, ağızdan çıkarken ifade ve beden dili farklıdır. Bunları bir bütün olarak analiz etme de doğru anlamaya dair önemli bir alandır. İletişimde etkin dinleme, çoğu zaman konuşmaktan daha değerlidir.
Peki etkin bir dinleyici olmak için nelere dikkat edebiliriz? Gelin birlikte “dinleyen”e bakalım:
-Bedenen ve zihnen odak, konuşmacıda olmalıdır. Bu mümkün değilse, diyaloğu başka bir ana ertelemek daha yerinde olur.
-Konuşmacı ile benzer bir beden pozisyonunda olmak; yani beden dilini aynalamak aynı frekansa ulaşmanız açısından değerlidir.
-Konuşanın ağzından çıkan sözcüklerin anlamı, yüz ifadesi ve beden dili ile uyumlu mu? Bir bütün olarak bakıldığında çıkan sonuç o sözcüklerin anlamını ifade eder. İyi analiz edilmelidir.
-Konuşma sırasında aralarda doğru anladığını teyit etmek gerekir. Söyleyen ile dinleyenin aynı anlam paydasında buluşması kıymetlidir.
-Dinlerken empati kurulmalı; anlatan, görüşlerinin merak edildiğini hissediyorsa, dinleyen empatik yaklaşımıyla bunu destekliyordur.
-Bazen de insanlar sadece dinlenmek ister. Böyle zamanlarda yapılması gereken tek şey, sadece dinlemektir.
Son iki madde gösteriyor ki dinleyenin, anlatanın ne beklediğini doğru analiz etmesi gerekir.
Anlayarak dinlediğiniz ve dinlendiğiniz verimli sohbetleriniz olması dileğiyle.
Sevgiler…
Yorumlar
Kalan Karakter: