Öğretmen anne ve babanın kızıydı Berivan…
Evlerinin duvarlarında öğrencilerden gelen teşekkür mektupları, eski sınıf fotoğrafları, karne heyecanları asılıydı. Daha küçük yaşlarda tebeşir kokusunu sevmişti. Annesinin hazırladığı ders planlarını izler, babasının öğrencileri için yaptığı fedakârlıkları dinlerdi. O yüzden başka bir hayali hiç olmadı Berivan’ın; o da öğretmen olacaktı.
Çok çalıştı.
Karanlık sabahlarda okula gitti, uykusuz gecelerde sınavlara hazırlandı. Kitapların arasında büyüdü. Çünkü ona hep aynı şey öğretilmişti: “Oku kızım, emek ver, başarırsın.”
Başardı da…
Üniversiteyi bitirdi. Diplomasını aldığı gün anne ve babasının gözleri dolmuştu. Yılların emeği karşılık bulmuş gibiydi. Fakat o gün kimsenin fark etmediği başka bir gerçek vardı; Berivan mezun olmuştu ama aslında uzun bir belirsizliğin içine düşüyordu.
Çünkü bu ülkede artık öğretmen olmak yetmiyordu.
Atanabilmek gerekiyordu.
Binlerce genç gibi Berivan da KPSS koridorlarında tüketilmeye başladı. Her yıl yeniden sınava hazırlanmak, her yıl yeniden umutlanmak ve her yıl biraz daha kırılmak… İşte atanamayan öğretmenlerin hayatı tam olarak buydu.
Bir ülke düşünün; çocuklarına “okuyun” diyor ama okuyan gençlerini işsiz bırakıyor. Üniversitelerden mezun olan yüz binlerce öğretmen, ellerinde diplomalarıyla ya kargo şirketlerinde çalışıyor ya market kasalarında ya da günlük işlerde tutunmaya çalışıyor. Kimi ailesine yük olmamak için garsonluk yapıyor, kimi özel derslerle yaşam mücadelesi veriyor. Ama hepsinin içinde aynı yara büyüyor: “Ben neden mesleğimi yapamıyorum?”
Oysa öğretmen yalnızca bir meslek değildir.
Bir toplumun geleceğini kuran en temel değerdir. Bugün atanamayan her öğretmen, aslında eğitimden eksilen bir umut demektir. Bir köy okulunda çocukların karşısına geçemeyen her genç öğretmen, ülkenin geleceğinden çalınmış bir ışıktır.
Berivan bazen odasına kapanıp sessizce ağlıyor. Çünkü yıllarca emek verdiği mesleğin kapısında bekletiliyor. Annesi onun güçlü görünmeye çalıştığını biliyor. Babası ise gözlerinin içine bakmaya utanıyor bazen. Çünkü yıllarca öğrencilerine umut anlatan bir öğretmen olarak kendi kızına umut vermekte zorlanıyor.
Atanmayan öğretmenlerin en büyük acısı yalnızca işsizlik değildir.
Değersiz hissettirilmek, görülmemek, duyulmamak… İşte insanı en çok tüketen budur. Her açıklanan kontenjan sayısı, binlerce gencin hayallerini biraz daha küçültüyor. Gençliklerinin en verimli çağında beklemeye mahkûm bırakılıyorlar.
Ama yine de umut etmeyi bırakmıyorlar.
Çünkü öğretmenlik biraz da budur; en karanlık zamanda bile ışığa inanmak…
Bu ülkenin atanamayan öğretmenlere borcu vardır.
Sadece ekonomik bir borç değil; vicdani bir borçtur bu. Yıllarca “geleceğimiz gençlerdir” deyip o gençleri işsizliğe mahkûm etmenin hesabı vardır. Eğitim sistemini plansızlığın içine sürükleyip binlerce öğretmeni umutsuzluğa itmenin ağır bir sorumluluğu vardır.
Bir toplum öğretmenine sahip çıkmıyorsa, aslında kendi geleceğini yoksullaştırıyordur.
Berivan hâlâ kitaplarını kaldırmadı.
Bir gün öğrencilerine kavuşacağına inanmak istiyor. Çünkü içinde hâlâ çocuklara dokunma heyecanı var. Tahtaya ilk kez adını yazacağı günü düşlüyor. Belki bir köy okulunda, belki kalabalık bir şehirde… Ama mutlaka bir sınıfta.
Ve bu ülke, o sınıfların kapısını artık genç öğretmenlere açmalıdır.
Çünkü bekleyen yalnızca Berivan değildir; bekleyen bir kuşağın geleceğidir.
BERİVAN'IN SESSİZ ÇIĞLIĞI..
Yayınlanma :
09.05.2026 08:16
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: