Bir ülkenin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsanız, büyük salonlarda yapılan süslü açıklamalara değil, sabah erkenden açılan dükkânlara, pazar filesine, işçinin maaş bordrosuna, çiftçinin tarlasına bakacaksınız. Çünkü ekonomi dediğimiz şey rakamlardan önce insan hayatıdır. İnsanların nasıl yaşadığıdır. Eve ekmek götürüp götüremediğidir. Çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığıdır.
Bugün yaşadığımız tablo ise ağır bir ekonomik çöküşün tam ortasında olduğumuzu gösteriyor. Üstelik bu çöküş yalnızca cebimizi değil, umutlarımızı da eritiyor. İnsanlar artık geleceği planlayamıyor. Bir ay sonrasını hesaplayamıyor. Her yeni güne yeni zamlarla, yeni vergilerle, yeni yoksulluk haberleriyle uyanıyor.
İşin en acı tarafı ise halktan sürekli fedakârlık beklenirken, devleti yönetenlerin tasarruf konusunda söyledikleriyle yaptıkları arasındaki uçurumun büyümesidir. Her gün televizyonlarda, kürsülerde “kemer sıkmalıyız” deniliyor. Vatandaşa elektrikten kısmayı, doğalgazı dikkatli kullanmayı, harcamalarını azaltmayı öğütlüyorlar. Ama aynı anda kamu harcamaları büyüyor, lüks ve israf artıyor, şatafatlı yaşam düzeni hız kesmeden sürüyor.
Tasarruf denilen şey yalnızca halk için uygulanıyorsa, orada adalet yoktur. Çünkü gerçek tasarruf önce devleti yönetenlerden başlar. Halkın sofrasındaki ekmek küçülürken, sarayın ışıkları daha fazla yanıyorsa, insanlar bunun adını ekonomik program değil, bilinçli yoksullaştırma olarak görür.
Bugün yaşanan kriz öyle sıradan bir ekonomik daralma değildir. Çünkü toplumun hiçbir kesimi memnun değil. İş dünyası önünü göremiyor. Sanayici yüksek maliyetlerden üretim yapamaz hale geliyor. Esnaf dükkân açıyor ama siftah yapamadan kepenk kapatıyor. Memur maaşı ayın ortasını göremiyor. İşçi çalıştığı halde yoksul kalıyor. Emekli yaşam mücadelesi veriyor. Köylü ise ekip biçtiği toprağın altında eziliyor.
Bir ülkede üretici mutsuzsa, çalışan mutsuzsa, tüketici mutsuzsa ve gençler gelecek hayali kuramıyorsa, orada ekonomi yalnızca bozulmamış; sistem çökmeye başlamış demektir.
Bugün gelinen noktada ekonomi yalnızca yanlış yönetilmiyor; güven duygusu da yok ediliyor. Çünkü ekonomi güven ister. Hukuka güven ister. Kurallara güven ister. İnsanlar yarın ne olacağını bilmeden yatırım yapamaz, üretim yapamaz, tüketim yapamaz. Sürekli değişen politikalarla, günü kurtarmaya çalışan kararlarla bir ülke ayakta tutulamaz.
Dünyanın birçok ülkesi kriz yaşadı. Enflasyon gördü, darboğaz gördü. Ama güçlü devletler kriz zamanlarında halkını korumaya çalıştı. Bizde ise yük sürekli halkın omzuna bindiriliyor. Vergi arttıkça artıyor, zamlar durmuyor, alım gücü her geçen gün biraz daha düşüyor. Buna rağmen hâlâ “her şey yolunda” denilmesi, toplumun aklıyla alay etmekten başka bir şey değildir.
Oysa bu ülkenin kaynakları var. Üreten insanı var. Çalışkan gençleri var. Bereketli toprakları var. Eksik olan şey; liyakatli yönetim, adaletli paylaşım ve halktan yana bir ekonomik anlayıştır. Çünkü ekonomi yalnızca rakam yönetmek değildir; insan hayatını yönetmektir.
Ve unutulmamalıdır ki; halkın sürekli yoksullaştığı, emeğin değersizleştiği, adaletin kaybolduğu hiçbir düzen sonsuza kadar ayakta kalamaz. Ekonomik çöküşlerin en ağır sonucu açlık değil, insanların devlete ve geleceğe olan inancını kaybetmesidir. Bir ülke için bundan daha büyük bir yıkım da yoktur.
EKONOMİK ÇÖKÜŞ
Yayınlanma :
13.05.2026 09:02
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: