İlk iki bölümde microblading ve pudralama tekniğini ayrı ayrı konuştuk.
Bu iki tekniği anlattıktan sonra sıra en çok gelen soruya geldi:
“Peki ben hangisini yaptırmalıyım?”
İşin güzel yanı da burada aslında… Herkes için geçerli tek bir doğru yok. Bir başkasında çok güzel duran bir uygulama, sizin kaşınızda aynı etkiyi vermeyebilir.
Bazen danışanlarım, “Arkadaşım microblading yaptırdı, ben de aynısını istiyorum.” diyerek geliyor. Ama her cilt farklı, her kaş farklı. Doğal olarak beklenti de değişiyor.
Eğer hedefiniz tek tek kıl görünümüne sahip, mümkün olduğunca doğal duran kaşlarsa microblading size daha yakın olabilir.
Ama “Ben kaşımı zaten her gün hafifçe dolduruyorum.” ya da “Biraz daha belirgin olsun ama yine de doğal dursun.” diyorsanız pudralama tekniği sizin için daha uygun bir tercih olabilir.
Bir de işin cilt tarafı var.
Özellikle yağlı ciltlerde microblading çizgileri zamanla netliğini daha hızlı kaybedebiliyor. Bu yüzden bu cilt tipinde pudralama tekniği genellikle daha uzun süre başarılı görünümünü koruyor.
Kuru ve normal ciltlerde ise her iki teknik de güzel sonuçlar verebilir. Burada asıl belirleyici olan, nasıl bir görünüm istediğinizdir.
Son yıllarda ise kombin kaş uygulamasını daha sık duymaya başladık.
Kombin kaş denildiğinde birçok kişi iki tekniğin aynı anda uygulandığını düşünüyor. Ben ise bunu biraz farklı uyguluyorum.
İlk seansta önce microblading ile doğal kıl efektlerini oluşturuyorum. Ardından kaşı iyileşme sürecine bırakıyorum.
Rötuş zamanı geldiğinde ise kaşın nasıl iyileştiğini birlikte değerlendiriyoruz. Eğer ihtiyaç görürsem sadece gerekli bölgelere pudralama tekniği ekliyorum.
Böylece hem kıl efektinin doğallığını koruyoruz hem de gerçekten ihtiyaç duyulan alanlara yumuşak bir dolgunluk kazandırıyoruz. Benim için önemli olan iki tekniği aynı anda uygulamak değil, kaşın iyileştikten sonra gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu görmek.
Burada küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum…
Sosyal medyada gördüğünüz bir kaş modeli size de aynı şekilde yakışacak diye bir kural yok. Bunu yüz hatlarınız, cilt tipiniz, mevcut kaş yapınız ve hatta günlük makyaj alışkanlıklarınız belirliyor.
Bu yüzden uygulama öncesinde yapılan analiz, en az uygulamanın kendisi kadar önemli.
Benim amacım herkese aynı kaşı yapmak değil; aynaya baktığınızda “Evet, bu kaş bana yakışmış.” dedirtecek kaşı tasarlamak.
Bir sonraki bölümde ise eski kaş uygulamalarıyla ilgili en çok merak edilen konuyu konuşacağız.
Eski kaş uygulamaları silinir mi?
Her işlem öncesinde silme gerekir mi?
Lazer mi, remover mı?
Hepsini bir sonraki bölümde konuşacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: