Hepiniz KOAH denilen o illet hastalığı bilirsiniz.
Nefes almakta zorlanma ile kendini gösteren bir akciğer hastalığı…
En kötü özelliği ise sürekli olması ve ilerleme göstermesi…
Yani ilerlemesini yavaşlatabilirsiniz ama “kronik” bir hastalık olduğu için ne yazık ki durduramazsınız.
En azından tıp yeni bir tedavi bulamadığı sürece durum bu.
KOAH tedavi edilmediğinde ise ölümcül bir hale gelebiliyor.
Ekonomimizin durumunu işte bu hastalığa benzetiyorum.
Bizler yani emekliler, memurlar, işçiler, emeğinden başta kazanç sağlayabilecek hiçbir geliri olmayanlar "nefes' almakta zorlanıyoruz ya, sanayici ve iş adamlarının da ciddi bir KOAH problemi olduğunu da anladık.
Nasıl mı?
Baksanıza Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üyelerine yönelik olarak 2 Ekim’de uygulamaya konulan “nefes kredisi”nin 25 milyar liralık ikinci paketine başvurularda limitin yüzde 95’ine ulaşılmış durumda.
Temmuz ayındaki ilk pakette ise 23 bin 515 firmaya 30 milyar lira destek sağlanmıştı.
Yani firmalar KOAH ile boğuşuyor.
Nefes almak için paraya ihtiyaçları var.
Bir 30 milyar kredi daha sağlasanız emin olun bu krediye başvurular da rekor kıracaktır.
Dedim ya, işçisinden sanayicisine, memurundan emeklisine kadar herkes nefes alamıyor.
Ve bu durum giderek daha kronik bir hal alıyor!
Tedavi ediyoruz diyorlar ama yüksek faizler sayesinde birileri daha zengin oluyor, işçi memur yüksek enflasyon altında inim inim inliyor.
Üstelik enflasyonda bir gerileme olmadığını artık TÜİK bile inkar edemiyor.
“Geri döndürülemez bir ekonomi hasarı” yaşıyoruz.
Hükümet, ekonomide dümen tutamıyor.
Bir yandan bütçe açığı diğer yanda kamu israfı var.
Üstelik yatırımcı gelecek diye beklerken tam tersine yatırımlar da birer birer gidiyor.
Son verilere göre giden yatırımların gelen yatırımlara oranı, 2017’den bu yana yüzde 20’lerden yüzde 50’lere ulaştı.
2024’te Türkiye’ye gelen yabancı doğrudan yatırımların yüzde 56,46’sı kadar yurt dışına yatırım yapılırken, 2025 Ocak-Ağustos döneminde yıllıklandırılmış veride bu oran yüzde 58,08’e ulaştı.
Üstelik böyle bir ekonomide genelge üstüne genelge yayınlamalarına rağmen, kamu harcamalarını kısmak da akıllarına gelmiyor.
Yandaşlara servet transferinden de asla vazgeçilmiyor. Kamuda üç beş maaş almaya devam.
Makam araçları yenileniyor, cam binalarda oturmaya devam ediliyor, bütçe dışı fonları patlıyor.
Böylece ekonomide motor sürekli tekleyip duruyor.
Ve yine böyle devam ederse motor dağılacak, haberiniz olsun!
Yorumlar
Kalan Karakter: