Bu yabancı şirketlerin altın başta olmak üzere tüm maden arama çalışmaları, Türkiye'nin birçok bölgesinde yöre halkını adeta canından bezdirdi.
Vatandaş niye bu kadar karşı çıkıyor bu maden özellikle de altın arama çalışmalarına…
Çünkü binlerce hektar tarım arazisi ve ormanlar, dereler, ırmaklar, içme sularının yanında, soluk aldığımız hava da zehirleniyor.
Ağaçlar katlediliyor, doğa harap ediliyor, içme sularına zehirli siyanür karışıyor. Say say bitmez.
Üstelik çalışanlarının bırakın özlük haklarını, can güvenliklerini bile takan yok.
Daha bu yıl Erzincan'ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Çöpler Altın Madeni'nde yığın liç alanının kayması sonucu oluşan faciada, toprak altında kalan 9 işçinin cenazelerinin hala bulunamadığını hatırlayın.
Sadece Erzincan İliç felaketi bile, altın madenciliği yapan şirketlerin çevreyi, insan sağlığını ve yaşam hakkını milim umursamadıklarının çarpıcı bir özetidir aslında…
Kaz Dağları'nda binlerce hektarlık ormanı katleden üstelik mahkeme kararıyla faaliyetleri durduruldu diye Türkiye'yi dava eden Kanadalı altın arama şirketini de unutmadık elbette.
Bütün bunlar ortada dururken geçenlerde bir internet sitesinde, Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz'ın açıklamalarını hayretle ve şaşkınlıkla okudum.
Diyor ki Mehmet Yılmaz, "Geçmişte çevre bilinci yokken maden arama şirketleri çevreyi tahrip etmişler. Eğitime ve gerekli ekipmana önem verilmemiş."
Hah şunu bileydiniz!
Yılmaz'ın açıklamalarının tamamını okuduğunuzda ise neden adeta günah çıkardığını da anlayabiliyorsunuz.
Sayın Yılmaz'ın bağlı olduğu dernek, Kanadalı Madenciler Birliği ile protokol imzalamış efendim.
Protokolün adı da "sorumlu madencilik' protokolüymüş..
Yeni maden yasasının çıkmasıyla birlikte bu Kanadalı şirketler yeniden Türkiye topraklarına hücum ettiler ya, altın aramak için, işte Sayın Yılmaz da halkın tepkilerini sönümlemek ve bir nevi bu şirketleri "şirin' göstermek için "propaganda" çalışmalarına şimdiden başlamış..
Neymiş! Kanadalı bu altın avcılarıbundan böyle "sorumlu' davranacaklarmış.
Ya siz kimi kandırıyorsunuz?
Ne yapacaklar, arama işlemi sırasında ormanlarda yüzlerce noktada sondajlar açmayacaklar mı?
Bu noktalara ulaşım olmaması durumunda, sondaj noktasında araçların çalışması için orman alanlarında binlerce ağaç kesmeyecekler mi?
Mera ve tarım alanlarında altın aramayacaklar mı?
Maden alanında yapılan sıyırma işlemiyle içinde canlıların yaşadığı toprak katmanını ortadan kaldırmayacaklar mı?
İçeriğinde cevher bulunan katmanın alınabilmesi için, yeraltında dinamit patlatmayacaklar mı?
Bunun sonucunda yer altı suları kirlenmeyecek mi?
Madenin yakın çevresindeki arazilerde toprak kaymaları olmayacak mı?
Hadi bunların hepsini yapmadılar diyelim; altın arama çalışmaları sırasında siyanür kullanmayacaklar mı siyanür?
Altını topraktan ayırırken kullanılan siyanür suları, toprağı, hayvanları, bitkileri zehirlemeyecek mi?
Sayın Yılmaz, bunların hepsini biliyor ama top çeviriyor. Altın madenciliğinde 'sorumlu madencilik" diye bir şey olmayacağını adı gibi biliyor çünkü.
Hele de bu siyanür!
Siyanür işlemi sırasında sadece altın çözülmüyor. Arsenik, antimon, kurşun, kadmiyum, krom gibi binlerce ton ağır metal de çözülüyor ve toprağa karışıyor.
Diğer taraftan bu Kanadalı şirketlerin altın bulmak için Türkiye'nin dört bir tarafında yarattığı potansiyel tehlike bugün Samsun'un Alaçam ilçesindeki Dürtmen Dağı'nda da yaşanıyor.
Kanadalı Centerra gelip, bu topraklarda maden aramak için ruhsatı almış. Doğa harikası Dürtmen Dağı’nı maden sahasına dönüştürecekmiş.
Konuştuğum çok sayıda yöre vatandaşının cevabını ben şimdiden yazayım.
"Öyle sorumlu morumlu diye bizi kandıramazlar. Sorumlu madenciliklerini alsınlar başlarına çalsınlar! Kanadalı altın yağmacılarının bir gram toprağımızı bile zehirlemelerine izin vermeyeceğiz."
İşte böyle diyorlar Sayın Centerra yetkilileri. Ben elçiyim ve elçiye zeval olmaz!
Elçiye zeval olmaz: Sorumlu madencilik yalanı!
Yayınlanma :
26.09.2025 08:24
Güncelleme
: 26.09.2025 16:24
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: