Asgari ücrette gözler 2'nci toplantıdaydı.
İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2025'te geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmalarını bakanlık merkez binasında sürdürdüler.
Bu toplantıda da asgari ücretin kaç lira olacağına ilişkin bir tespit ortaya çıkmadı.
İşçi tarafını temsil eden TÜRK-İŞ’in Başkanı Ergün Atalay, bir ücret telaffuz etmeyeceklerini, öncelikle işveren ya da hükümet tarafının ne diyeceğini bekleyeceklerini söylemişti.
Bence çok saçma!
Siz ne istediğinizi söylemezseniz karşınızdakilerin söylediğine katlanmak zorunda kalırsın.
Önümüzdeki toplantılarda işverenlerden nasıl bir öneri geleceği aslında belli. Başından beri bir "yüzde 25" şarkısını söyleyip duruyorlar.
O yüzden hükümetin ne diyeceği burada önemli olan. Onların nakaratı ise "enflasyonu artırmayacak" bir rakam olması gerektiği yönünde.
İnsan biraz sıkılır bunu söylerken. Sıra kendi gelirlerinize gelince, enflasyonun artacağını düşünmüyorsunuz ama!
Asgari ücretin enflasyona bir miktar katkısı olur ama fiyatları arttırdığı iddiasıyla asgari ücrete zammı düşük tutmak doğru değildir.
En başta çalışanlar arasında ayrımcılığa neden olur ve çalışma başarını bozar.
Bu arada asgari ücret artacak diye, çarşı, pazar, marketlerde fiyatlar yine aldı başını gidiyor.
"Fahiş fiyatları denetliyoruz" diyorlardı, ne oldu o denetimler?
Ne yapsalar olmuyor. Defalarca denendi; soğan depoları basıldı, marketlere ceza yağdırıldı ama aynı tas aynı hamam.
Zaten olacağı da yoktu. Çünkü enflasyonla savaş; etiket üzerinden değil, fabrikada, tarlada, tezgahta yapılır.
Şimdi doğrudan 7 milyon dolayında kişi bu toplantılardan çıkacak sonucu bekliyor. Gelişmiş ekonomilerde asgari ücret toplam çalışan sayısının küçük bir kısmını ilgilendirirken, son yıllarda Türkiye’deki yüksek enflasyondan bozulan dengeler nedeniyle çalışanların çok büyük bir kısmının ücreti haline geldi. Türkiye’de çalışanların yüzde 40’ından fazlası asgari ücret alıyor.
Asgari ücretle ilgili yüzde 25 gibi komik rakamlar telaffuz edilirken, millet borç batağından çıkamıyor.
85 milyonluk nüfusa sahip Türkiye’de, kredi borcu bulunan kişi sayısı son bir yılda 2,1 milyon artarak 41 milyon 376 bine ulaştı.
Kişi başına düşen ortalama bireysel kredi borcu ise bir yıl içinde 63 bin 675 liradan 88 bin 155 liraya yükseldi.
Ekonomik sıkıntılarla uğraşan vatandaşlar, öyle zor durumdalar ki, büyük bir çoğunluğu artık borcu borçla kapatıyor!
Yorumlar
Kalan Karakter: