Öyle bir yıl öncesinde falan değil, daha bu ay içinde Cumhuriyet altını 22 bin 300 TL'ye çıktı.
Böylece Cumhuriyet tarihinde ilk defa asgari ücreti aştı.
Yüksek Öğretim Kurumları giriş sınav ücreti ise geçen üç yılda 115 liradan 450 liraya çıktı.
Sıkı durun; artış oranı yüzde 291.
Peki, aynı dönemde asgari ücret artışı ne? Yüzde 160'tı.
Ya TÜFE artışı? Yüzde 134.
Daha bu ay içinde Samsun'da ekmek ve simit fiyatlarına zam geldi mi?
Evet geldi. 200 gram ekmeğin fiyatı 10 TL'den 12 TL'ye, 85 gram simit ise 10 TL'den 12,50 TL'ye çıktı.
Tablo bu. Böyle bir tabloda emeklilere verilen bayram ikramiyesinin tartışmaları da başladı.
Hatırlarsanız, emeklilere iki bayramda Bayram İkramiyesi verilmesi uygulaması 2018'de yasalaşmıştı.
O tarihte asgari ücret 1.603 TL'ydi. Bu tutarın yüzde 62.5'i yani 1.000 TL Bayram İkramiyesi verildi.
Ama enflasyonla birlikte Bayram İkramiyesi de yıllar içinde değerini kaybetti.
Asgari Ücret 1 Ocak 2025'de net 22 bin 104 TL oldu. Yani Asgari Ücrete göre bu yıl Bayram İkramiyesi tutarının, 2018 değeri olan yüzde 62.5'e göre 13 bin 815 TL olması gerekiyor.
Yeni önümüzdeki iki bayramda emeklilere verilmesi gereken Bayram İkramiyesinin 27 bin 630 TL olması lazım.
Ama geçen yıl ne yaptılar? 2024'de Asgari Ücret 17.002 TL'ydi. Bayram ikramiyesi olarak asgari ücretin yüzde 17.65'i olan 3 bin TL olarak belirlediler.
Şimdi Çalışma Bakanı bir süredir, Bayram İkramiyesi konusunda çalışma yapıldığını dile getiriyor. Umarım bu sefer de "4 bin TL yaptık deyip konuyu kapatmazlar."
***
Cahit Sıtkı Tarancı'nın Memleket İsterim şiirini çok severim.
"Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun" diye başlar,
"Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun" diye biter.
Bu dileklere kim katılmaz ki. Fakat son yıllarda üst üste yaşadığımız faciaları, can kayıplarını ve felaketleri hatırlayınca, insan artık tek şikayetin "ölüm"den olmasını bile mazur göremiyor.
Hele de göz göre göre gelen faciaları, eksiklikler yüzünden yitirilen canları, yapılmayan ve alınmayan önlemler yüzünden kaybettiğimiz yüzlerce, binlerce insanı hatırlayınca isyan etmeden duramıyor.
Bu arada, Türkiye'de ekonomimiz daha da şahlanıyor. Baksanıza karşılıksız çek sayısı bir yıl içinde yüzde 85.9 oranında artarak 145 bin 926'dan 273 bin 66'ya çıkmış.
Bu nasıl şahlanma değil mi? Ben de ironi yapıyorum zaten. Ne şahlanması, atın ayağı çoktaan kırıldı da atı askıya aldılar, iyileşecek diye bekliyorlar! Bir mucize olur da iyileşirse bizim at da şahlanacak!
MEMLEKET İSTERİM!
Yayınlanma :
17.02.2025 08:18
Güncelleme
: 17.02.2025 08:18
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: