Bu ülke istek parçası çalınmadı diye bile cinayet işleyenleri gördü.
Bireysel silahlanma!
Çağımızın baş belası…
Türkiye'de her geçen yıl, toplumsal barışımızı ve yaşam hakkımızı tehdit eden bir sinsi savaş haline dönüştü.
Sokaklarımızın huzurunu kaçıran, basit bir tartışmayı dahi saniyeler içinde ölümcül bir trajediye dönüştüren bireysel silahlanma, artık görmezden gelemeyeceğimiz toplumsal bir krize dönüştü.
Bakın ülkemize hemen hemen her gün bir cinayet haberiyle karşı karşıyayız.
Türkiye'de sivil silahlanma arttıkça, cinayet, yaralama gibi ateşli silahlarla meydana gelen saldırı olayları da anormal bir hızla artıyor.
Son dönemde basına yansıyan ve resmi kaynaklarca soruşturulan öne çıkan vakalardan bazıları şöyle:
*Antalya'da yaşanan bir olayda coğrafya öğretmeni eşini ve kayınpederini pompalı tüfekle öldürdü.
*Kayseri, Diyarbakır ve İstanbul'da aile içi tartışma ve namus saikli saldırılarda can kayıpları yaşandı.
*Daha geçen hafta sonu Fethiye'de bir kişi, bahçenin demir kapısının gıcırtısı yüzünden, kapı komşusunu pompalı tüfekle vurarak öldürdü. Üstelik eşi ve çocuklarının gözü önünde.
Türkiye'de kasten öldürme (cinayet) verileri incelendiğinde ise, günde ortalama 3 ile 4 arasında cinayet işleniyor.
Yıllık bazda bakıldığında ise ülke genelinde yılda yaklaşık 1.300 ile 1.450 arasında cinayet vakası kaydediliyor.
Umut Vakfı'nın yayınladığı Türkiye Silahlı Şiddet Haritası Raporları, ülkemizdeki bireysel silahlanmanın kontrolsüz biçimde tırmandığını ortaya koymaktadır.
Umut Vakfı’nın “Türkiye Silahlı Şiddet Haritası 2025” raporuna göre; Türkiye’nin nüfusu 86 milyon ama ruhsatsız silah sayısı tam 34 milyon!
Türkiye’de ruhsatlı bulunan 4 milyon silahın bir milyonu kolluk kuvvetinde, 3 milyonu ise halkın elinde bulunuyor.
Her gün 10 kişi silahlı saldırıda hayatını kaybediyor.
Sadece bu yılın ilk üç ayında 25 bin kaçak silah ele geçirildi.
Cinayetlerin yüzde 96’sı ruhsatsız silahla işleniyor.
2014 ila 2026 yılları arasında toplam 41 bin 420 silahlı şiddet olayında, toplam 26 bin 29 kişi hayatını kaybetti.
Silah bir güvenlik değil suç aletidir.
Silah köylerde bir statü göstergesi veya kendini koruma refleksi olarak meşrulaştırılmaya çalışılsa da, modern dünyada bu algı tamamen değişmiştir. Belinde veya evinde silah bulunduran bireylerin, çatışma anlarında şiddete başvurma eşiklerinin çok daha düşük olduğu psikolojik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Karşısındaki insana tahammül etmeyi bir kenara bırakıp belindeki silaha güvenmek, toplumsal hoşgörünün ve adaletin altını oymaktadır.
Bireysel silahlanmaya dur demek, yalnızca bir emniyet sorunu değil; en temel insan hakkı olan "yaşam hakkını" savunmanın vicdani bir zorunluluğudur.
SİLAHLANMAYA HAYIR!
Yayınlanma :
24.06.2026 09:06
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: