Eski bir resim gördüm. Üzerine düşündüm biraz. Bizler sahurda ne yesek diye düşünürken bakın onlar ne yapmışlar?
Çanakkale'de Cephede Ramazan...
Bir asker cepheden kızına mektup yazıyor diyor ki:
“Benim güzel kızım,
Bugün, ramazanın ikinci günü.
Şeyhülislam oruç tutmayabilirsiniz diye fetva yayınladı ama benim içim rahat etmedi.
Oruca niyetlendim.
Sahur vakti çalıların arasında iki kök çiriş (pırasaya benzeyen daha küçük bir ot) buldum.
Onlarla sahur ettim.
Gündüzü yeni siperler kazdık.
Hiç susamadım.
Taarruz arttı.
Kafamızı çıkaramadık.
Akşam olunca bir asker ezan okudu.
Siperin içinde matara elden ele dolaştı.
Herkes orucunu su ile açtı.
Ben zannettim ki sadece ben oruçluyum.
Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş.
Matara en son bana geldi.
Geldi ama ben kendimden utandım.
Arkadaşlarımın hepsi sahursuz oruç tutmuşlar.
Ben ise iki çirişi yediğim için arkadaşlarıma karşı kendimi mahcup hissettim.
O gün oruçlu şehit olan
Erzurumlu, Darendeli ve Yenicelinin hakkını nasıl öderim diye gözyaşı döktüm…”
Şehadete yürüyenler iman ve vatan sevgisini gönlünde kalbinde taşıyanlardır bu şehit dedelerimiz.
Ruhları şad olsun! Amin.
Hayırlı ramazanlar diliyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: