91- 92 yılında bu şehirde öğrencilik yaptım.
Ve 33 yıl sonra Bursa'yı yeniden görme fırsatım oldu. Şehri yeniden gezdiğimde öğrenciyken göremediğim ayrıntıları görme fırsatım şehre ticari, sosyolojk, psikolojik kültürel ve tarihi yönden bakma fırsatım oldu..
Demek ki öğrenci iken insan yaşadığı şehirde pek çok ayrıntıyı kaçırabiliyor.
En üzüldüğüm nokta
Şehrin naturel şehir özelliğini kaybetmiş ve metropol bir şehir haline gelmis olması...
Şehir olağanüstü büyümüş o yıllarda 650.000 olan nüfus 3,5 milyona ulaşmış.
Beni en mutlu eden şey şehrin doğal dokusunun bozulmamış olması. Heykelden Fomara'ya doğru inanılmaz bir mimari var. Şehir kademe kademe aşağı doğru iniyor.
Ve öyle yumuşak geçişler yapılmış ki asla bu eğimden rahatsız olmuyorsunuz. Tam aksine bu eğimler farklı bir mimari ile zenginleştirilmiş
Öncelikle tarihi eserlerle dolu olan heykel civarının doğal dokusunu korumuş olması beni çok mutlu etti.
Ulucami etrafında yürümek asla sıkıcı gelmiyor insana. Tam aksine huzur ve keyif veriyor.
Bir şehirde yürümek bu kadar mı keyifli olur.
Zaten Ulu Cami içerisinde saatlerce sıkılmadan vakit geçirebiliyorsunuz. Şehrin kalbi atıyor adeta caminin içinde.
Ulu çınarların gölgeleri şehre inanılmaz bir serinlik veriyor.
Doğal klima sanki.
Heykel bölgesinde saatlerce yürüyebilirsiniz. Vaktiniz ve sağlığınız müsait ise.
Bu ülkede 3 şehir beni gerçekten büyülemiştir: Ordu, İstanbul ve Bursa. Bu şehirlerin fiziksel görünümünden ziyade manevi ve tabii güzellikleri beni gerçekten büyülemiştir.
Bursa'nın huzur verici bir şehir olmasının bence en büyük sebebi. Yeşilliği ve tarihi dokusu.
Bana sorsalar Bursa'da en çok ne dikkatinizi çekiyor.
Hanlar derim.
Şehrin dokusu adeta hanlar ile örülmüş hâlde.
Hiçbir şehirde bir arada bu kadar hanı göremezsiniz. Üstelik hiçbir han atıl bırakılmamış.
Koza han, Emir han, fidan han her biri bir şehri ayakta tutan sütunlar gibi.
Onların mimarisi muhteşem.
Avludan giriyorsunuz sağlı sollu ilerleyen dükkanlar bir kat merdivenlerden aşağı iniyorsunuz tekrar dükkanlar ve ortada havuzlu yeşillikler içinde çay bahçesi ortasında yukarı doğru uzayan mescit.
Bin yıllık tarihi eserler insana bir inanılmaz güven ve huzur veriyor.
Sırtınızı muhteşem bir maziye dayamış gibi hissediyorsunuz.
Kaldırımlar taşlarla örülü.
Sayısız oturma imkanı var. Banklar, duvarlar, merdiven kenarları. İnsanlar yer kapmak için didişmiyor.
Şehirde Asude bir sükunet hakim...
O kadar muhteşem ki saatlerce oturup keyifli vakit geçirebilirsiniz.
Öğrencilikten sonra Bursa'da yeniden yaşama iştiyakı doğdu içimde... Ben de 30 yıl sonra üniversiteyi genç bir delikanlı olarak kazanıp gittiğim ve 2 yıl okuduğum pek çok hatıramın geçtiği Bursa iline gittiğim zaman benzer duyguları yaşadım. Yazıyı paylaşan, aktaran hakim, edebiyatçı ve şair Necati Daştan dostuma selamlarımı iletirim. Onunla aynı duyguları paylaştım, idda adeta onunla birlikte gezmiş oldum.
Yorumlar
Kalan Karakter: