Sahanın zemini en az takımını desteklemek için tribünlerdeki yerini alan 25 bin taraftar kadar maça hazırdı.
Maçın sonucunun menfi olmasını beklemeyen, bu kentin büyüklüğünün farkında olan herkes destekçiydi yani.
Geriye sadece sahaya çıkacak on bir aslanın doksan dakika sabırla mücadelesini beklemek kalıyordu.
Samsunspor bu maça Atina’dakinden farklı olarak Dimata’nın yerine Musaba,
taraftar ise getirilen pankart yasağına karşın ‘Gençlik Marşı ve Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ nidalarıyla başladı.
Maça seyircisinin de desteğiyle çok baskılı başladı Samsunspor ve ilk 21 dakikada dört olmak üzere devre boyunca altı net gol pozisyonundan istifade edemedi.
Bunda muhteşem seyirci korosunun rakibe yaptığı baskının Samsunsporlu oyuncularda oluşturduğu telaşın etkisi büyüktü.
İl etkili atağını 23. Dakikada gerçekleştiren rakibin amacının ise, evinde elde ettiği skor avantajını korumak için topu boş alanlara taşıyıp, zamana oynamak olduğunu gördük.
Ki, ikinci yarıya da aynı senaryo ile başladılar.
Bu yarıda yapılan Samsunspor değişikliklerin ( Emre-Celil yerine Holse ve Dimata)orta alanda rakibe istifade edebileceği boşluklar yakalayacağı endişesi vardı.
Böyle bir şansı da yakaladı rakip takım ama Okan Koçuk’u geçemediler.
Samsunspor maç boyunca turu geçecek şansları yakaladıysa da bitirici vuruşları yapacak adam sıkıntısı eksikliğinden gol veya golleri bulamadı.
Rakip ise oyunu soğutma taktiği ile geldiği Samsun’dan istediğini alarak giderken Samsunpor. Maçtan Konferans Ligine’ merhaba diyerek ayrılırken Drongelen ve Musaba sahanın en iyileri olarak gözüktüler.
Yorumlar
Kalan Karakter: