SON günlerin en çok beklenti yaratan konusu emekli maaşlarına yapılacak olan zam…
Yürütmenin içinden tüyo alanlar günler öncesinden bazı rakamları açıkladı.
Rakamlar elbette tahmindi ama açıklanacak rakamlarla eşleşmemesi de mümkün değildi.
Çünkü işçi, memur, BAĞ-KUR Emeklilerine yapılacak zamda esas alınacak rakamın TUİK verilerine göre olacağını herkes biliyor.
Kurumuna göre en çok zam oranı yüzde 12 küsur oranında olacak.
Bunun üzerinde bir zam yapılması zaten olası değil.
Emeklileri bu ülkenin sırtında kambur olarak niteleyen bir düşüncenin zaten afaki bir rakama ortada TUİK olmasa da imkan yok.
En düşük emekli maaşının 18 bin lira civarında olacağını konunun muhatabı emekliler biliyor.
2 bin lira oranında yapılan artış emekliyi ne kadar menün edecek diye düşünmek istiyorum ama maaş 16 bin lira iken, 'Ben hayatımdan memnunum. Alamadığım, yiyemediğim hiçbir şey yok' diyen emekli temsilcileri sanırım bu 2 bin lira zamdan sonra son derece lüks bir hayata geçiş yaptığını düşünecektir.
Realite bu mudur?
Yapılan artış doğru ve hakkaniyetli midir, bunu emeklinin tasarrufuna bırakalım diyeceğimde;
Aynı konu ile muhatap olan bendenizin hayat standarttım da hiçbir iyileşmenin olamayacağını görmek için kör olmam gerekmiyor.
Zaman zaman canı yanan insanların bu maaş miktarını tespit edenlere;
'Bırakın emekli maaşını, asgari ücretle bir ay yaşayın da görelim' diye sitem etmelerini bir kenara bırakarak konunun ucunu başka bir yere taşımak istiyorum.
Emekli maaşlarında artış enflasyon oranına göre yapılıyor ve yürütme bunu hakkaniyetli buluyorsa hayatımızı işgal eden her konuda da bu nispette bir artışın takipçisi olmalıdır diye düşünürüz değil mi?
Mesela kiralar…
Mesela vergiler…
Mesela cezalar…
Mesela su, elektrik, doğal gaz gibi kullanımların artış oranları…
Mesela devlet ve yerel yönetimler elinde olan veya bu kurumlar tarafından ikinci şahıslara kiralanmış işletmeler…
Herhalde yeni yıl için artış oranlarını devletin kendi işçisi, memuru, emeklisine yaptığı enflasyona dayalı zam oranına endeksleyeceklerdir, diye düşünüyoruz.
Ama yanılıyoruz…
Tek bir örnek vereceğim çok uzağa gitmeden.
Kendi kentimdeki bir uygulamayı değerlendirmenize sunacağım.
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Subaşı Meydanı'nda yapılmış bir özellikli otopark var.
Şimdilerde herkes bu otoparkın şahıslara devir edildiğini söylüyor ama bu konuda kesin bir bilgiye sahip olmadığım için ben teyit edemiyorum.
İşte o otoparkta uygulanmakta olan ve yeni yılda uygulanacak fiyatlar;
2025 TARİFESİ 2026 TARİFESİ
1 SAATE KADAR 50.00 TL 200.00 TL
1-2 SAAT 70.00 TL 300.00 TL.
Sanırım bu iki saat dilimi derdimi anlatmaya yetecektir.
1 saatteki artış, yüzde 400 olurken.
1-2 saat arasındaki artış, yüzde 400'de geçmekte.
Şimdi soru şu;
Devletin yaparken kabul ettiği zam artışındaki kurallar sadece vatandaş için mi geçerli?
Şayet bu artış bir tüzel kişilik tarafından keyfi yapılıyorsa bunu Sayın Büyükşehir Belediyesi Yetkilileri denetlemiyor mu?
Yani buradaki uygulamanın biri yanlış!
Ama hangisi?
Yorumlar
Kalan Karakter: