BUGÜN itibariyle kentimizde görev yapan siyasi parti il ve ilçe başkanlarının çoğunu tanımıyorum.
Bir dönem eski olanlarını da…
Ama 20-30 sene öncesini sorarsanız,
Hepsiyle ilişkilerim…
Konuşmuşluğum…
Paylaşmışlığım hatta tartışmışlığım vardır.
Birbirimizi tanırdık en azından.
Kafa yapılarımızı, amelimizi bilirdik.
Şimdikileri ancak uzaktan takip edebiliyorum.
Bu kadar lafı aslını sorarsanız, İYİ Partili Ömer Süslü’yü konu etmek için söyledim.
Bu kardeşimizi de tanımıyorum.
Hiç konuşmuşluğum yoktur.
Hiç karşılaşmadım.
Nasıl biri olduğunu bile bilmem.
Ama bildiğim bir şey var;
Rahmetli dostum İYİ Parti Milletvekili Adayı İbrahim Özyer ile beraber Ankara’ya partisi için giderken kaza geçirdikleri ve hayatı boyunca taşıyacağı kötü bir anıya sahip olduğu…
Yani Süslü, bugün, bu durumdaysa sebebi parti ve siyaset aşkıdır.
Bir daha eski haline dönemeyecekse müsebbibi, onu seyahate zorlayan partisidir.
Siyaset dönemlerindeki çalışmalarından hatırladığım bu genç kardeşimin, kazadan önce ve sonra da cansiparane, her şeyiyle, kendini sakınmadan katkı verebilmek adına çalıştığıdır.
Ama siyaset öylesine garabet ve menem bir şey ki;
Dün çabuk unutuluyor.
Bugün geçerli kılınıyor.
İnsanlara vefasızlık diz boyu oluyor.
Niye böyle söylüyorum;
İYİ Parti’nin GİK üyeleri seçilmiş.
Mevcut GİK Üyesi Ömer Süslü ekarte edilmiş.
Yok sayılmış.
Al sana, ‘Çalışmanın bedeli!’ denilmiş.
Hiç yakışmamış…
Düşünmeyene de…
Seçmeyene de…
Yorumlar
Kalan Karakter: