19 MAYIS Lisesi mezunları Tomris hanımı iyi bilirler.
Kendisi Beden Eğitimi Öğretmeni idi.
Eşi de çok sevdiğimiz, değer verdiğimiz bir ağabeyimiz…
Lise, üniversite, askerlik, iş hayatı derken aradan çok yıllar geçmişti.
Biz de artık öğrencilik modundan çıkıp, iş hayatında yerini almış birer ergen…
Ve sosyal hayatta beraberlikler...
İşte o beraberliklerden birinde, bir akşam yemeğindeyiz.
Tomris hocam, eşi, benim yakınlarım aynı masadayız.
Sohbet dönüyor, dolaşıyor talebelik yıllarımızda öğretmen-öğrenci ilişkilerine uzanıyor.
İşte tam de bu sırada Tomris hanımı, eşine şikâyet ediyorum;
‘Biliyor musun ağabey, Tomris hanımın bana spor salonunda öyle bir tokadı var ki aradan bunca yıl geçti, unutmam mümkün değil!’
Tabii Tomris hanım isyanlarda…
-Ben kimseye tokat atmam!
Masadaki herkeste teyit ediyor.
Tomris hanımın altın gibi bir kalbi vardır.
Onun birine tokat atacak hale getirmek için sadece kızdırmak yetmez, kim bilir neler yaptın ki Tomris hanım sana tokat attı?
-Sahi diyor Tomris hanım, ‘ben sana niye tokat attım?’
Ben biliyorum elbette cevabı…
Spor salonunda o başka bir sınıfla ders yaparken, ben tek tabanca basket topuyla kafa yapıyorum.
Tomris hanın onlarca defa beni uyarıyor;
Oğlum burada ders yapıyoruz, lütfen salonu terk et!
Bir, iki, üç, beş baktı ki olmuyor, sonunda isyan edip suratıma bir tokat aşk ediyor.
Gülüşüyoruz hep beraber…
O atmazdı ama atanlar yok muydu?
Çok vardı ama nedensiz tokat attıklarına hiç şahit olmadım.
Biz öğretmenlerimize emanettik.
O gün okuldu ha keza bir tokat yedik.
Gelip evde anlatamazdık.
Zira o tokadın daha okkalısını birde babamdan yerdik.
Hiç sorgulamazdı babam öğretmenin attığı tokadın haklı veya haksız olduğunu.
Şimdi, Çarşamba’da bir ortaokulda, bir beden eğitim öğretmeni bir talebeye tokat atınca, çocuğun babası ve büyük kardeşi okula gelip öğretmeni darp etmişler.
Nereden nereye?
Devir öyle değişmiş ki sormayın!
Yorumlar
Kalan Karakter: