BİR ŞEY itiraf edeyim mi?
Hayatın büyük bir bölümünde ölümü aklınıza dahi getirmiyorsunuz?
Duyuyorsunuz, görüyorsunuz ama camiden, mezarlığa giden ve ömrünü tamamlamış birinin dünyayı terk etmesi gibi rutin ve basitleştirilmiş bir olay olarak yaşıyorsunuz.
Aklınıza o dönemde bir gün sizinde bu şerbeti içeceğiniz falan gelmiyor.
Geliyor, dua ediyor.
Helallik veriyor ve rahmetliyi toprakla buluşturuyorsunuz.
Mezarlıktan ayrıldıktan sonra herkes yoluna ve işine gidiyor.
Ölü de ölüm de artık ardınızda kalıyor.
Ama ne zamanki ölüm, size yakın olanlara yaklaşıyor…
Ne zamanki ateş sizin yüreğinize de düşüyor…
İşte o zaman ölümün soğuk yüzüyle yakından tanışmış oluyorsunuz.
Yine de yolcu edilen siz değilsiniz ya şahit olduklarınızı kendinize yakıştırmıyorsunuz.
Belli bir yaş grubunda olanlar beni tasdik edeceklerdir.
Çünkü hayat o kadar acımasız ve o denli sıradan ki!
Gün geliyor aynı sırayı paylaştığınız bir arkadaşınızın.
Aynı ülküyü paylaştığınız bir yoldaşınızın.
Aynı işte, aynı emeğin paydaşı bir dostunuzun ölüm haberi geliyor.
İnanın belli bir yaştan sonra bu haberler daha da sıradanlaşıyor.
Hele ki damınızın altına uğruyorsa ölüm…
Yolcu ettiğiniz ananız, babanızsa…
Çocuk yaştan, erişkinliğe ulaşan yolda yılları paylaştığınız ablanız, abiniz, dayınız, amcanızsa…
İşte o zaman, zamanın daraldığını…
Günlerin tükenmekte olduğunu…
Ölümün sıra ve güç tanımadığını…
Ve düne kadar sonsuza uğurladığınız insanlar arasına yarın, bir gün sizin de karışabileceğiniz düşünce ve gerçeğini artık yadsımaya başlıyorsunuz.
Ve gerçek hayat,
Sonunu bildiğiniz hayat, o an başlıyor.
Hani o, her yıl kutladığınız doğum günleri var ya...
Hani yanınızda, yörenizde bugünler coşkuyla katılan dostlarınız var ya!
Aslında, size hayatı tanımlayan günlerinizin süratle dolduğunu…
Böyle bir günde, sona bir adım daha yaklaştığınızı…
Düne kadar mezarlıklarda yolcu ettiklerinize, yarın sizin de katılabileceğiniz…
Daha da özeti;
Doğum gününüzde, ölümü kucaklayabileceğiniz yaşanmışlıklar olacağını size hatırlatıyor.
Gün öyle bir gün ki;
Şu an nefes alıyor ve yaşıyorsunuz ya;
Bir dakika sonra ne olacağınızı…
Başımıza ne geleceğini…
An sonrası nereye gideceğinizi ve hangi duygularla yolcu edileceğinizi…
Yaşamak aslında nedir biliyor musunuz?
YAŞAMAK;
DOĞMAKLA, ÖLÜM ARASI BİR ŞEY…
Hissetmiyorsunuz halen değil mi?
İşte ölüm böyle bir şey.
Doğduğunuz bilecek ama belki de bir doğum gününde öldüğünüzü hissetmeyeceksiniz bile...
Yorumlar
Kalan Karakter: