ASLINDA dün, ‘Dostlar’ başlığı altında yazdığım yazının içeriği farklı olacaktı.
Ama değerli dost Fahrettin Ulusoy’un ölümü nedeniyle konuyu ona endekslemiştim.
Doğru da yaptım elbette…
Allah huzur içinde uyutsun, mekanı cennet olsun.
İnanın bana laf olsun diye söylemiyorum.
İnsan hayatında dostların, dost bildiklerinizin, sizi dost kabul edenlerin yeri bir başkadır.
Dünyanın en büyük zenginliğidir diyeyim ben, siz istediğin ifadeyi koyun yerine…
Başınız biraz sıkıştığınızda onları etrafında bulduğunuzda…
Ya da sizi her konuda dinleyen, fikirlerinize itibar eden bir konumda olduklarında, değerlerini bir başka fark edebiliyorsunuz.
Mesela ben ve hayatım.
Çok yakın geçmişte farklı tanımlarda çeşitli rahatsızlıklarım oldu.
Her biri, bir başka ihtisas dalının konusu.
Ama biliyorum ki çözümleri bir telefon kadar yakın.
Mesela pandemi döneminin parlayan yıldızı Prof. Dr. Şevket Özkaya…
Ne zaman arsam, dert etmez derdimle dertlenir.
Mesela, Üroloji Bölümü’nden Dr. Abdullah Açıkgöz…
Mesela, Samsun’un abisi, rock kralı Dr. Burhan Erdoğan…
Mesela, Ortopedi Uzmanı Dr. Ferruh Atalay...
Mesela, Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi değerli dostun Temel Uzlu…
İki gün içinde öylesine ilgilendiler ki benimle, kendi işlerini dahi unuttular.
Hal böyle olunca sizde hastalığınızı unutup, böylesi dostlara sahip olduğunuz için mutlu oluyorsunuz tabii…
Bu arada İl Emniyet Müdürümüz Sayın Dr. Ömer Urhal’ı unutmuyorum elbette.
Sıcak, sevecen ve nezaketli misafirperverliği ile Samsun’u sizinle paylaşması ve tespitlerinize, düşüncelerinize samimi katılımı, çok şeye değer…
Bitmez herhalde dostlar saymakla…
Sosyal hayatımı paylaştığım ve artık et ve tırnak gibi olduklarımı buraya koymuyorum bile…
Hepsi başköşedeler.
Hayat onlarla anlamlı,
Onlarla güzel,
Dostlarla güzel…
Yorumlar
Kalan Karakter: