YILLARDIR söylüyorum, öneriyorum.
Diyorum ki bu kentte trafik bilinci oluşacaksa, bu ancak çocukların küçük yaşta eğitilmesiyle başlar ve gerçekleşir.
Kafaları örümcek bağlamış ebeveynlerle bu işin altından kalkamayız.
Çünkü öyle bir nesiliz ki biz, yasak olan her şeyi delmek için nöbetteyiz.
Biliriz yasak olduğunu ama görünmeden, saklanarak yasak olanı yapmayı marifet belleriz.
Devekuşu misali yani!
Geçen gün arşiv depomu karıştırırken 200’li yılların başında yaptığım televizyon programının CD’leri geçti elime…
Programın bir bölümünde yer verdiğim trafik bölümleri var içlerinde…
Yayalarla, araçlarla ve sürücülerle ilgili çekimler hepsi…
Sonunda da birkaç soruluk bir yarışma var.
Çok uzun zaman sürdü o görüntü demetleri.
Çok teşekkür plaketleri aldım.
Ama yetmedi, yetmemişti!
Çünkü eğitimle, küçük yaşta eğitimle birleşmedikçe bir süreklilik arz edemezdi.
Dün tesadüfen TÜGVA (Türkiye Gençlik Vakfı) tarafından ilköğretim çağındaki çocuklarımız için düzenlenmiş uygulamalı eğitim programının haberini okudum.
Vakfın amacı ne olursa olsun, amaçlanan hedef kitle çocuklarsa yapılan iş anlam kazanıyor.
Çocuklarımızı eğitmek hepimiz için kutsal bir vazife.
Havza ve Vezirköprü ilçelerimizin pilot ilçe olarak seçildiği bu uygulamada çocuklara trafik işaretleri tanıtılmış.
Birer bilgisayar gibidir çocukları zihni…
O şeride bir görüntü yerleştiğinde asla bir daha unutulmaz.
Ebeveynleri öğrendikleri doğrular dışındaki yanlış uygulamaları çocuklara asla kabul ettiremez.
Trafik bilincinin yerleştirilmesi ancak bu çağdaki çocuklara eğitim verilerek geliştirilebilir.
Bu tür uygulamalı eğitimlerin mutlaka artması ve kent geneline yayılması gerekir.
Hatta bu konuda kentimizde yayın yapan televizyon kuruluşundan da yardım istenmeli bence…
Çünkü çocuklar kendilerinde uygulanan bir şeyi akşamında görsel olarak seyrettiklerinde artık öğrendikleri hem onlar için hem de kısmen büyükleri için vazgeçilmez olur.
Umarım uzun vadeli çalışmalar olur.
Zira trafik eğitiminin ağababası ancak çocuklara verilendir.
Yorumlar
Kalan Karakter: