Önce Pendikspor’u deplasmanda, sonrasında da Göztepe’yi evinde yenip ligin zirvesine doğru tırmanışa geçmişti Samsunspor…
Hadi araya Adanaspor kupa maçının farklı kazanımını da ekleyelim.
Özgüveni yerine gelmiş, ne oynadığını bilen, kötü diye nitelendirdiğimiz futbolundan galibiyetler çıkaran bir takımdan bahsediyoruz.
Tuzlaspor maçı tamamen bir hesap kitap maçıydı.
Her Samsunsporlu gibi aklıma “Tuzlaspor” adı gelse, tüylerim diken diken olur, öfkem kabarır, nefrete dönüşür.
Bu kulübün geçen sene dansöz Asena misali yaptıkları, adına tezgah, şike, satış, yatış ne derseniz deyin hiçbir zaman unutulmayacak!
Şimdi küme düşmemek için çırpınıyorlar, umarım başarısız olurlar.
Bir başka hesap da üç puanın karşılığı puan sıralamasında ikincilik basamağına kurulmak demekti.
Bir taşla iki kuş vurmak gibi bir şey…
Önceki günkü maç için söylenecek tek söz var:
“Okyanusu geçip derede boğulmamak”
Rakip maç boyunca bir kez kaleye gelip golü buldu ve öne geçince aklıma gelen deyim bu oldu.
Gol vuruşunu yapan oyuncunun yanında beş Samsunsporlunun olduğunu görmek üzüntü verici.
Sağ olsun, kaleci uzun boyuna rağmen iki adım öne çıkıp adamın topa kafa atmasına izin verdi.
Oyunu rakip alana yıkıp orada adeta kamp kurulmasına rağmen net pozisyonlar üretilemedi. İlginçtir hiçbir hava topunun sahibi olunamadı.
Derede boğulmaya doğru bir gidiş vardı.
Laura sahadaysa on kişi oynuyorsundur.
Bunu herkes gördü, biliyor, inanıyor, bir tek Hüseyin Eroğlu göremiyor.
Allah’tan maç sonunu beklemedi ve oyundan alındı.
Haftalardır ortalarda görünmeyen Harris’in ortasında, sahanın iyilerinden Douglas zor pozisyon da plase bir vuruşla skora eşitlik getirdi.
Bu gol takımı adeta ayağa kaldırdı.
Sancaktepe stadı tribünlerinin tamamını dolduran Samsunspor taraftarı müthiş bir gövde gösterisi yaptı.
Bitime on dakika kala oyuna yeni giren Muhammet takımını öne geçiren golü kaydetti.
Golde Ahmet’in mükemmel asistini unutmamak lazım.
Bir anda her şey Samsunspor lehine döndü.
Zaten sahasından çıkamayan Tuzla, su görmüş tuz gibi sahada eridi gitti.
Skoru muhafaza etmek, bulunabilirse bir gol daha üretmek düşüncesindeki takım temkinli ve dikkatli bir oyun ortaya koyup maçı kazanmasını bildi.
Okyanusu da geçiyoruz, dereyi de…
Zira yüzmeyi iyi biliyoruz.
Atılan gollerde tribünlerden gelen seslere kulak verdim.
Tuzlaspor’un golünde protokol da oturan üç-beş yöneticinin sevindiğini gördüm.
Tribünlerde seyircileri yoktu.
Samsunspor seyircisi her yerde idi.
Boşuna tempo tutmadılar, “Burası Samsun buradan çıkış yok!” diye…
İki golde yaşanan sevinç ve mutluluk İstanbul semalarında inledi durdu.
Hepsine gönülden sevgiler ve alkışlar…
Yorumlar
Kalan Karakter: