YABANCILAR ÇARŞISI’nın ilk işlerlik kazandığı anı hatırlar mısınız?
Adı o zaman, Rus Pazarı idi.
Yıkılan duvarlar ve açılan kapılar ile kuzey komşumuzun vatandaşlarının ülkelerinden getirdiği irili ufaklı çeşitli şeyleri bu pazarda sergiler, Samsunlularda işlerine yarayacak olanları ucuz yoldan satın alırlardı.
Neler yoktu ki o zaman pazarda…
Hatta ben bile yıllarca kullandığım ve artık dağılma noktasına akordeonumu burada yenilemiştim.
Sonrasında yavaş yavaş yabancılar bu pazardan çekildiler.
Yerini bizim esnafımız kendi sergilerinde aklınıza gelebilecek her nevi malzemeyi sergilemeye başladılar.
Rus Pazarı da artık Yabancılar Çarşısı olarak hizmet vermeye başladı.
Samsunlu da bu pazardan kendi ihtiyacını temin etmeye başladı.
Pazar hala hemşerilerimiz tarafından aynı özelliği muhafaza ederek hizmet vermeye devam ediyor.
Zaman içinde yerel yönetimlerin elbette halka hizmet düşüncesi ile oluşturduğu ucuzluk çadırları ile muhatap olmaya başladık.
Buralarda satılanların kendi esnafımızın pazarladıklarından çok farklı olduğunu kim iddia edebilir.
Esnaf kirasını, vergisini vererek alışveriş imkânı sağladığı bir ortamda yöresel ürün pazarları ve indirim çadırlarında tezgah kuranların bu külfiyete ortak olmadıkları ve çeşitli vergilerden muaf olarak yaptıkları, esnaf tarafından kabul edilemez bir uygulama haksızlığı olarak görülüyor.
İşte Esnaf Odaları’nın ve Yabancılar Çarşısı Esnafı’nın isyanını dile getirdikleri karşı çıkış bunadır.
Herkese alışveriş imkânı sağlamak için düşük kar marjı ile tezgahını donatan yerel esnaf, haksız bir rekabetle karşı karşıya olduklarını ifade ediyorlar.
Çok da haksız sayılmazlar.
Yerel yönetimlerin sosyal projelerine karşı çıkmak elbette çok doğru değil ama bu olguyu yaratırken yerel esnafın menfaatlerini korumak ve gözetmekte yine öncelikle yerel yönetimlere düşmektedir.
Esnaf, bu çadırlar ve yöresel ürün pazarları olmasın demiyor.
Ama gelip de burnumuzun dibine kurulmasın.
Şehir merkezine uzak lokasyonlar tercih edilsin.
Vatandaşta tercihini ona göre yapsın, mesajını veriyorlar.
Bu konu ince bir denge meselesi.
Zaten zar zor ayakta duran esnafın psikolojisi bozan bu uygulama karşısındaki isyana yetkililerin kulak vermesi en büyük arzuları…
Yapılmayacak, planlanmayacak bir şey değil.
Herkesi memnun edecek bir çözüm yolunu bulmak çok zor olmamalı.
Esnaf kardeşlerimizin güne ve geleceğe umutla bakmak isteklerine yöneticilerimizin hassasiyetle yaklaşacaklarını ve bir orta yolu bulacaklarına inanıyorum.
Herkes bizim.
Yerel esnaf da…
Çadırlarda kendi ürünlerini de pazarlayanlar da…
Beraber yaşama ve beraber kazanma kültürünü oluşturmak, bu konuda çaba sarf etmek herkesin görevi olmalı.
Yorumlar
Kalan Karakter: