Maç başlarken Antalya 20 puanda ve düşme potasının hemen üstünde yer alan bir takım.
Onlar için kendi sahalarında galibiyet orucunu bozmak ve sonraki haftalara rahat devam maçı olarak gördükleri kesindi.
Maça da öyle başladılar.
Daha istekli olan Antalya’nın kırmızı beyazlılarıydı.
Eksik oyuncularıyla yakalanan Samsunpor onlar için bir fırsattı.
Onlarda bu fırsatı değerlendirdiler.
Kendine has oyununu haftalardır sahaya yansıtamayan kuzeyin temsilcisi yine kayıplardaydı.
Bu durum da Antalya’nın işine yaradı.
İlk yarıda iki gol buldular Ballet ile.
Kötü oyuna rağmen en azından bir gol bularak ikinci yarıya başlama ümidine Holse’nin direkten dönen topu fırsat vermedi.
İkinci yarıda bir şeylerin değişeceğini umanlar yine yanıldılar.
Çünkü Samsunspor skoru değiştirecek bir farklılığı yine ortaya koyamadı.
Sadece iki pozisyon vardı.
Bunlardan birinde Holse golü bulacak vuruşu yapamadı.
Diğerinde ise 90 artı beşte, Ntcham penaltıdan takımı adına tek golü attı.
Maçlar kazanılır, kaybedilir.
Bu futbolun değişmez kuralı.
İyi oynamayabilirsin ama kötü koşamaz, kötü mücadele edemezsin diyor, futbolun duayenleri.
İşte Samsunspor bu gerekleri yerine getiremedi.
Sonuçta da, diplerde gezinen bir takımdan üç gol yiyerek taraftarlarına yeni bir hüsran yaşattı.
Bir şeylerin farkına varmak gerek artık.
Bazı futbolcuların eksikliği hissediliyor bunu inkar etmek mümkün değil.
Ama bazı futbolcularda var ki süper lig tarifine hiç uymuyor.
O nedenle, bu takımın direksiyonundaki adam, Thomas Reis’in artık başını ellerinin arasına alıp düşünmesi ve sahaya yakışmayanları ayıklaması gerekiyor.
En azından ligin geri kalan bölümünde gerçek taraftarlarının sahada görmek istediği mücadeleyi sergilemesi için olmazsa olmazı bu Samsunspor’un..
Yorumlar
Kalan Karakter: