DEVLETin halen yürürlükte olan bir sistemi var.
O sistemden istifade edebilmek için öncelikle eğitimde istenilen vasıflara ve diplomaya sahip olmanız gerekiyor.
Gerçi yakın geçmişte duyduklarımızla diploma işini bildikleri yollarda çözüp, yıllarca aramızda makam işgal edenleri duyduk.
Buranın konusu değil belki ama çaba sarf edip, eğitimin tamamlayarak diplomasını hak edenleri öne çıkartmak maksadıyla yazdım.
Bir genç yıllarca eğitim alıyor.
Okumak sadece sınavı kazanarak okula gitmekle bitmiyor.
Evinizin olduğu kentte değilseniz bunun yurdu var.
Kiralanacak talebe evi var.
Yemesi, içmesi, harçları var.
Hepsinden önemlisi paraya ihtiyaç var.
Bugün bir ailenin evladı üniversite imtihanının kazandığında ailesi kara, kara düşünmeye başlıyor.
O, 4- 5 sene boyunca evladının ihtiyacı olacak parayı nasıl ayıracağını düşünüyor.
Çoğu düşünemiyor bile.
Çünkü ortada böyle bir para yok.
Mecbur ayarlayabilirse devlet yurduna, bazı devlet ve sivil kuruluşlardan alabileceği ve sonrasında ödemek mecburiyetinde olduğu nakdi desteklere yöneliyor.
Zor, zar okul bitiyor ama dertler bitmiyor.
Çünkü ülkemizde üniversite diplomasına sahip olmak sorunları çözmüyor.
Mesleğinizi icra edecek iş bulamıyorsunuz.
Bulabilecek olmanın şartları ile karşı karşıya kalıyorsunuz.
İşte bir evladımız, yıllarca okumuş Hukuk Fakültesini bitirmiş.
Devlet’in açtığı sınavlara katılmış.
Üç kez girdiği ÖSYM sınavında sırasıyla 55.ci, 108.ci ve 20.ci olmuş.
Ama mülakatta bu gencin bilgisi, tahsili yeterli görülmemiş, ‘neden acaba’ diyeceğim de,
Biliyorum, ‘Sen saf mısın’ deyip, güleceksiniz.
Dayısı, amcası olsa girerdi bir belediyenin özel kalemine, kapardı devlet memurluğunu.
Ama Volkan Hacı Mahmutoğlu’nun böyle bir dayısı, amcası yokmuş!
Ne yapacak şimdi Volkan?
Ne yapacak, kendinden öncekiler gibi derdine yanacak!..
Yanacakta bu genç bundan sonra devletine, Hak ka, hukuka nasıl inanacak?
Asıl bunu dert eden çıkacak mı? Üzüldüğüm başka bir taraf;
Hafta sonu Samsun’u ziyaret eden İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya’ya akıl edip de, bunu birinin sormamış olması.
‘Sorsa ne değişirdi’ dediğinizi duyar gibiyim.
Bir şey değişmezdi elbette ama en azından devletin cevabını duymuş olurduk.
Eh, kötü mü olurdu yani?
Yorumlar
Kalan Karakter: