HERKES kendine göre yorumlayabilir.
Bunu neye göre yapar?
Yaşadıklarına…
Yaşayamadıklarına…
Ruh haline…
Ve hayata bakış açısına göre…
Bir Feridun Key kardeşimin sosyal medya sayfasında yayınladığı yazıyı okuduğumda kendimi buldum diyebilirim.
Hayatın yaşanacak ama önemsenmeyecek kadar kısa bir an olduğunu…
Anıların önemini…
Yaşarken sahip olduğunu zannettiklerini…
Aslınsa ise ellerinin ne kadar boş olduğunu…
Bu boş şeyler için adına ömür denilen süreci nasıl tükettiğini…
Lafı uzatmayalım gelin bir kez de beraber okuyalım.
“Bir adam ölmek üzereyken Tanrı’nın elinde bir çanta ile yaklaştığını fark eder.
Tanrı ile adam arasında şöyle bir konuşma geçer.
Tanrı: Haydi oğlum gitme zamanı.
Adam: Bu kadar mı erken? Bir sürü planım vardı.
Tanrı: Üzgünüm ama gitme zamanı.
Adam: O çantada ne var?
Tanrı: Sahip oldukların.
Adam: Sahip olduklarım mı? Yani eşyalarım mı?
Tanrı: Onlar sana ait değildi, onlar dünyaya aitti.
Adam: Anılarım mı?
Tanrı: Hayır, onlar zamana ait.
Adam: Yeteneklerim mi?
Tanrı: Hayır oğlum onlar yürüdüğün yola ait.
Adam: Karım ve çocuklarım mı?
Tanrı: Hayır, onlar kalbine ait.
Adam: O zaman bedenim olmalı!
Tanrı: Hayır hayır. Onlar toprağa ait.
Adam: O zaman kesinlikle ruhum olmalı!
Tanrı: Üzücü bir hata oğlum. Ruhun bana ait.
Adam gözlerinde yaşlar ve kalbinde korkuyla çantayı Tanrı’nın elinden alıp açtığında…
Çantanın içinin boş olduğunu görür!
Kalbi kırık, gözyaşları yanaklarından akarak Tanrı’ya sorar:
Hiçbir şeye sahip değil miyim?
Tanrı: Doğru. Asla bir şeye sahip değildin.
Adam: O halde benim olan ne vardı?
Tanrı: ANLAR.
Yaşadığın anlar senindi. Hayat sadece bir andır.
Her anı yaşayın.
Her anı sevin.
Her anın tadını çıkarın.
“İyi insanlar cennete gider demek doğru değildir.
İyi insanlar nereye giderse orası cennet olur’ diye bitiyor.
Her şeye sahip olduğunuzu düşünerek yaşadığınız bu dünyadan hiçbir şeye sahip olamadan gideceğinizi bilin ve;
Anı iyi yaşayın…
Yorumlar
Kalan Karakter: