KATILMIYORSANIZ eskisi gibi olan bir şey söyleyin bana…
Yaşamın sararmış, solmuş sayfalarında özlediğimiz ne çok şey var artık.
Sadece o mu?
Çeşmelerden içtiğimiz suya ne oldu?
Mahallenin sokaklarında akşama kadar koşturan ve her ailenin sahip çıkıp, doyurduğu çocuk görüntüleri var mı şimdi?
Tanıdığımız, saydığımız ve mahallenin namusu sayılan ağabeyler nerede?
Her gördüğümüzde önümü ilikleyip, saygı gösterdiğimiz öğretmenlerimiz…
Hepsinden vazgeçtim, en küçük para birimi ile bakkal amcadan alışveriş edebildiğimiz günler;
Onlar kaldı mı?
Emekli Yusuf amca, emekli ikramiyesi ile ev, araba tercihini bugünün ülkesinde yapabiliyor mu?
Hadi pazara gidelim.
Filelerimizi pazardan dolu dolu getirebiliyor muyuz?
Kurban bayramlarında, kurbanını her kesen komşu tepsi içinde diğer komşularına dağıtabiliyor mu?
Eski havalar bile kalmadı.
Çoğu yerde zehir soluyor insanlar…
Dört mevsimi yaşardı geçmişte.
Şimdi ne zaman kış ne zaman yaz biliyor muyuz?
Hep sosyal hayatı konuştum değil mi?
Bir de siyaset vardı ve siyasetçilerimiz…
Kentin saygı duyduğu ve sözü geçen insanlar…
Eli, kolu her yere uzanan değerlerdi.
Şimdi siyasette değişti, siyasetçiler.
Birileri onları yaptıkları, yapamadıkları ile değerlendirdikleri günleri hatırlatmış.
Bir özlemdir saygı duyarım.
Ama günü siyaseti ve siyasetçileri geçmişteki gibi değil.
Anlayış değişti, çok değişti.
Artık eskisi gibi ağırlıkları yok.
Hesap soramıyorlar.
Makam sahibi partililerine bile ulaşamıyorlar günümüzde.
Meclise sundukları teklifler onların tespitine göre değil en güçlü iradenin kabulüne göre değerlendiriliyor.
Yani konuşmuşlar, konuşmamışlar.
Yasa teklifi vermişler, vermemişler.
Hiçbir önemi yok.
Değişen en çok siyaset oldu, hükmü yok.
Zamana uydular.
Hiçbir şey eskisi gibi değil artık!
Yorumlar
Kalan Karakter: