ZAMANINDA, erken derken seçim sathında artık sona doğru yaklaşılıyor.
Ne zaman olacağına dair tüyo da Cumhurbaşkanı’ndan geldi.
Beş ay sonra seçimin yapılacağı artık aşikâr.
Herkes hazırlığını buna göre yapacak.
Genel başkanlar ülke genelinde zaten gündemle beraber siyasi mesajlarını uzun zamandır veriyorlardı.
Yerelde de buna paralel siyasi konuşma ve hazırlıklar, genel merkezlerinin tamamlayıcısı olarak görünüyor.
Başka şehirleri bilemem ama Samsun’da herkesin kabul ettiği bir realite var.
Atatürk’ün şehri Samsun yıllardır siyasette sağa göz kırpıyor.
Niye böyle diye yargılamanın bir anlamı var mı sizce?
Sorgulamayan zihinlerin yaşadığı bir yerde sonuçların siyasi zaaf ve hak edilip, verilmeyenlere göre değişmesi mümkün mü?
Geçen seçimin tablosunu bir hatırlayın;
Seçim kanuna göre 9 milletvekili çıkartabiliyor Samsun.
5 AKP’li.
2 CHP’li.
2 İYİ Partili milletvekili var Samsun’un.
Ülkenin durumu ne olursa olsun, bu sonlanmayı değiştirecek bir kültür değişimi ve zenginliği yok benim kentimin.
Yani iktidar değişse bile milletvekili dağılımında sonuç aşağı yukarı böyle olacak bu kentte…
Geçenlerde CHP’nin iki milletvekilinden bir vesile ile bahsetmiş, sosyal ve mevcut kimlikleri ile milletvekili sıralamasında şanslarının müracaat edeceklerinin önünde olacağını ima ederek diğer aday adaylarının işi zor demeye getirmiştim.
Ama cümlenin tam ifadesini algılayamayan biri sadece milletvekilinin sosyal kimliğinden bahsettiğim bölüme takılarak yazımı sorgulamış.
Oysa ben nöbetçi adayların ve gerçekten mecliste olmayı hak edecek adayların işlerinin zor olacağının anlaşılmasını ifade ve kast etmiştim.
Seçim sonuçları beni yanıltırsa, üzülür müyüm?
Şayet seçilenler bu kentin kültürünü ve bu halkı temsil edecek bilgi ve birikimi taşıyacak kimliklerse...
Elbette hayır!
Dünden bugüne en büyük eksikliğimiz bu zaten.
Bu kenti…
Samsun halkını…
İnsanlarımızın sorunlarını ve çözümlerini bilmeyen birilerinin siyaset siyasette olması...
Yorumlar
Kalan Karakter: