ÇOK kullanılan bir söz var:
'Nerede o eski...' diye başlıyor.
Nokta noktaları istediğiniz gibi doldurabilirsiniz.
Ben yaklaşan yılbaşı için kullanacağım hakkımı…
Kentin her köşesiyle bir iletişim bağım var haliyle.
Gün içinde yaptığım bir yığın ziyaret.
Konuştuğum, dertlerini paylaştığım onlarca insan var.
Onu da geçtim bir vesile ile bulunduğum ve vatandaşın çare aradığı ortamlar var.
2025 yılı kim için ne kadar renkli ne kadar mutluluklara vesile olarak geçti söylemek mümkün değil.
İmtiyazlı ve şanslı azınlıkları bu durumun içine katmıyorum.
Zira onların tuzu kuru…
Her halükarda ve ortamda onlar kendilerini mutlu ve huzurlu kılacak vesilelere açıklar.
Sıradan vatandaş…
İşçisi, emeklisi, memuru, çilekeş emeklisi var ya.
Ben gözlem oklarımı onlara çeviriyorum.
Akşam kasa hesabı yapan pardon yapamayan esnaf…
Ayın sonunu getiremeyen bordro mahkumları…
Üç kuruşa hak ettiği yaşama kavuşamayan emeklisi…
İşte onlar var ya;
Onlara bakıyorum, ne kadar mutlular diye.
Sağlığının derdine düşmüş, kendisine bakan her gözden medet uman çaresizlere bakıyorum yarınlara gülerek girebilirler mi diye.
Bunlar bizim rutinlerimiz.
Ama her ahvalde önümüze gelecek bir yılbaşı var.
Günlerini tüketmekte olduğumuz 2025'i yeni umutlara bağlamasını beklediğimiz ve umduğumuz 2026 var..
Eskiden ne tatlı bir koşuşturmaca olurdu.
Yenecek, içecek şeyler önceden hazırlanır.
Tombala kartları sandıktan çıkartılır.
Ve yılbaşı gecesinin sihri ile yenilir, içilir tüten her bacanın altında herkes kendince kutlardı.
Ama şimdi bakıyorum, 31 Aralık kimseyi mutlu etmiyor.
Nasıl kutlarım diye düşünenlerin sayısı bizi kutlu edecek kadar olur mu, onu da bilemiyorum.
Çünkü yüzler gülmüyor.
Geleceğe umutlar coşmuyor.
'Nerede o eski yılbaşı kutlamaları. Kutlamaya hazır mıyız' diyeceğim.
Onu bile söylemeye dilim varmıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: