‘HAYAT bir gündür, o da bir gündür’ deyişi benim değildir ama hayatıma rehber bir deyimdir.
Hatta ben;
‘Hayat bir andır, o da bu andır’ diyerek kendi duygularımı daha rahat dile getiriyorum.
Başkalarının hayata dair doğru söylemlerini dikkate alın ama kendinizden vazgeçmeyin.
Neyi, nasıl hissediyorsanız öyle düşünün…
Öyle hareket edin...
Öyle söyleyin.
Siz, siz olun yani!
Hatalarınız, sevaplarınız sizi tarif eder olsunlar.
Olsunlar ki başkalarının zihinlerinde, gönüllerinde değer bulsunlar.
Yıllar sonra herhangi bir sözünüzü bir şekilde duyup okuyanlar hafif bir tebessümle sizi ansınlar.
Niye daldım duygulara, söyleyeyim.
Zaman zaman uğradığım mekânlarda sohbetlere dalarım.
Bam teline basmak var ya…
Geçmişe dair konuşmalarımın ve yaşadıklarımın gözlerinin içine bakarak konuştuğum insanların da zamanın bir yerinde aynı şeyleri yaşadıkları olur genelde.
Ya içten bir ‘ahh’ çekerler…
Ya da derin bir nefes alırlar.
Sonra da duygularıyla, yaşadıklarıyla yeniden tanışmanın ya hazzını ya hüsranını tekrar yaşarlar.
Ama devran budur!
Öyle bir geçer zamanki;
Ne mutluluklarla…
Ne de hüzün ve acılarla devam etmez, soluk aldığınız her gün.
Etmemeli de!
Günü yaşamaya…
Çoğunlukla mutlu olmaya…
Üzüntüleri es geçip sırt dönmeye devam etmeliyiz.
Ve bilmeliyiz ki;
‘HAYAT bir gündür. O da bugündür.’
Yorumlar
Kalan Karakter: