ÖNCE cuma günü yayımlanan köşe yazımda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bir ihaleyi kazanan ve adı bu ihalede geçen Samsun Milletvekili ile ilgili yapılan açıklamayı burada vermek istiyorum.
‘Bu konuda Sayın Mansur Yavaş bir açıklama getirdi mi, gerçekten haberim yok.
Ama yapılmadıysa, kamuoyunun kuşkusunu giderecek net bir açıklamanın öncelikle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan beklenmesi garipsenecek bir tutum olmamalıdır,’ cümleleri ile bu konudaki beklentilerimi belirtmiştim.
Bu konuda tarafıma iletilen belgedeki bu konu ile ilgili açıklamanın bizi ilgilendiren tarafını paylaşmak istiyorum sizlerle.
‘İstasyon caddesi Alternatif Yol Projesi Sanat yapıları yapım İşi’ ihalesi AÇIK BİR İHALEDİR. DAVET USULÜ DEĞİLDİR. Açık ihalelere herkes katılabilmektedir. 17 firma döküm indirmiş. 5 firma teklif vermiştir. Konsorsiyumla ihaleye katılan, geçerli ve en düşük teklifi veren firma ihaleyi almıştır. İhaleye katılan firmaların sahipleri, eski, sahipleri ya da ortakları hakkında siyasi parti sorgulaması yapılmamaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, siyasi kimliklere ya da parti üyeliklerine göre değil kırım oranlarına göre ihale yapmaktadır. Açık olarak yapılan bir ihalede en düşük ve geçerli teklifi veren firma hangisi ise ihaleyi o firma alır. İhalenin sonucuna yönelik bir itiraz olmamıştır. Tarafımız herhangi bir ava açılmamıştır” denilmektedir.
GELELİM AYIBIMIZA
YILLAR boyu birçok kez dile getirdiğim bir konudur.
Bu kentte, bir gün öncesinin akşamı toplumun çoğunluğunu ilgilendiren bir aktivite (futbol maçı, siyasi organizasyon gibi,) bir takım etkinlikler yapılmışsa yaygın veya yerel basınımıza ait gazeteleri ertesi gün saat 11.00 veya 12.00’dan önce okuma şansınız yoktur.
Zira yaygın basının Samsun’a gönderilen gazeteleri Ankara’da basılmakta, gece gelişen olaylar nedeniyle baskıya geç girilmekte ve dolayısıyla da Ankara’dan, Samsun’a geç intikal etmektedir.
Bu gazetelerin dağıtımı YAYSAT’a aittir.
Onlarında ertesi sabah gelen gazeteleri ayırıp, derleyip, dağıtıma çıkarmaları öğle saatlerini bulmaktadır.
Bu arada Samsun’da basılan yerel gazetelerimizin dağıtımı da aynı şirkete ait olduğunda, onlar da yaygın basın ürünleriyle beraber aynı saatte bayilerin tezgahlarında yer almak mecburiyetinde kalmaktadır.
Ama burada olan ne yazık ki, yerel basın sahiplerine olmakta.
Çünkü onları denetleyen Basın İlan Kurumu, gazeteleri saat 09.00’da bayilerde olmasını şart koşmakta, bunun aksi gerçekleştiğinde de yerel basına fahiş cezalar uygulamaktalar.
Basın İlan Kurumu’nun bu aksaklıkta yerel basının bir ihmali ve dahlinin olmadığını bile bile ceza uygulanması ancak Samsun’un gerçeklerine sırt dönmesi ile eşleştirilebilir.
Yaygın basının sabah saat 09.00’da bayilerde olmasını sağlamadan, yerel basın ürünlerinin yaygın basına ait gazetelerle birlikte dağıtımını üstlenen YAYSAT’ın istenilen saatte bu gazeteleri dağıtıma çıkartması temin edilmeden yerel basına uygulanan cezalar, önce hakkaniyetten uzak, sonra da gerçeklere sırt dönmekten başka bir şey değildir.
Gazete Gerçek ve Samsun Gazetesi, bu konuda birlikte hareket ederek özel dağıtımla sabah, saatinde bayilerde yer almakta.
Ama yerel basının bu özel çabası, Samsun kentine yapılan ayıbı örtmeye yetmemektedir.
Çok merak ediyorum;
Bu kentin valisi,
Bu kentin siyasileri,
Bu kentin yerel yöneticileri,
Bu kentin sivil toplum kuruluşları, bu kente yapılan ayıptan ve sabah işe giderken değil de öğle yemeğinde hangi gazeteyi alıyorlarsa onunla öğle saatlerinde buluşmaktan ve bu buluşmanın ceremesini yerel basına çektirmekten rahatsız olmuyorlar mı?
Bu gidişattan haberiniz mi yok, yoksa Samsun’a üvey evlat muamelesi yapılması ve bu ayıba muhatap edilmesi, sizi rahatsız ve enterese etmiyor mu?
Bizi gazetelerin hangi saatte basıldığı ilgilendirmiyor.
Bizde herkes gibi o gazeteleri sabahın ilk saatlerinde okumak istiyoruz.
Bu, Samsunlular olarak en tabi hakkımız.
Sizin de Samsun’u bu ayıptan ve ikinci sınıf gibi görülmekten kurtarmayı ilk görevleriniz arasında kabul etmenizi bekliyoruz.
Çünkü Samsun gibi büyük bir kent bu AYIPI hak etmiyor!
Yorumlar
Kalan Karakter: