DOĞDUĞUNUZ yeri seçebilme şansınız yok belki ama yaşayacağınız yere siz karar verebilirsiniz.
Yani beğenmediğiniz, şikâyet ettiğiniz bir yerde sizi kimse zorla tutmuyor.
Eksikliklerden, noksanlardan ve yeterince ilgi görmemekten şikâyet ediyorsanız, birileri çıkıp;
‘Elini, ayağını bağlayan yok. Çek, git kardeşim!’ diyebilir.
Bu kentte yaşamı ne yazık ki bu hale getirdiler.
Siz düzelmesini…
Siz, kentin ihtiyacı olan yatırımların gelmesini…
Siz, bu kentin görevi olanlar tarafından sahipsiz bırakılmaması gerektiğini söyledikçe, sahiplenmesi gereken irade neredeyse sizinle inatlaşıyor.
Hatta sizi duymazdan, görmezden geliyor.
Bakın geçmişte bu kentin ekonomisini oluşturan sistem bir şekilde çökertilmiş.
Tekel-Tütün fabrikası kapatılmış.
Azot-Bakır kapatılmış.
Köylünün ekmeğini yediği tütün, buğday ve diğer tahıl ürünlerinin ekimi destekten yoksun bırakılarak köylü ekimden vazgeçirilmiş.
Yalnızlaştırılmış.
Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı kentten alınmış.
Şeker fabrikaları kapatılmış.
Adli Tıp Kurumu bir başka kente kaydırılmış. (AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş sayesinde kurum yeniden Samsun’da faaliyet göstermeye başladı)
En az 30 yıllık bir proje olan ve kentin trafik sorununa önemli bir çare olacak Doğu-Batı Çevreyolları projelerinde bir milim dahi ilerlemesiyle ilgilenilmemiş. (Batı Çevreyolu hariç)
Kent ekonomisine katkıda bulunacak ve vatandaşa yeni ekmek kapısı olacak ve üretime dönük herhangi bir yatırımda yapmamışsın.
Peki, ne yapmışsın?
Bu kente kayıp denilebilecek her şeye imza atmışsın.
Bu kentin hassasiyetlerini göz ardı edip, istediğini göreve getirip, istediğini götürmüşsün.
Bu kent kendi kimliğini ararken kolaycılığa kaçıp, ‘nasıl olsa kozmopolit bir yer, kiminle yola çıksam itiraz edilmez’ düşüncesini götürmüşsün.
Bütün bunlar olurken, bu kenti temsile yetki alanlar hassasiyetlerimizin hiçbirine dikkat etmemişler.
Yıllardır yazar dururum;
Ulusal kanallarda hava durumunu verirken, bu bölgenin en büyük ve ilk büyük şehri Samsun’un adının zikredilmemesi hiç kimseyi rahatsız etmemiş.
Etmediği gibi umursamamışlar da…
Hal böyle olunca bu kentte kim göreve gelmiş, kim gitmiş.
Gelirken, giderken hangi başarı ölçüsü gözlemlenmiş kimin umurunda, değil mi?
Bakın Samsun’da İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapan bir arkadaş aynı görevi ifa etmesi için Rize’ye atanmış.
Ama Sayın Cumhurbaşkanı bu atamayı iptal etmiş.
Onaylamadığı gibi de Samsun’a…
Aynı kurum uzman olarak postalamış.
Peki, kim farkında?
Peki, kim itiraz etmiş?
Kim rahatsız olmuş.
Yazık ki çok yazık!
Şimdi anladınız mı, bu kente neden, ‘Sahipsiz Samsun’ denmiş?
Yorumlar
Kalan Karakter: