YILLARDIR aynı terane..
Nerede merkezi bir cadde, bulvar var..
İşin kolayı bu işte..
Koy tezgahları, kur pazarı..
Ardını, ötesini düşünmeye gerek yok..
Yol kapanacakmış!..
Millet iş yerine, evine girip, çıkamayacakmış ne beis!..
Oysa tüm belediyeler yeşil alana terklerden bir yığın arsa üretiyor..
Ama bir laf var ya;
' Namazda gözü olmayanın, ezanda kulağı olmaz' diye..
Hani bir düzen, nizam olsa yine bir şey söylemeyeceğim..
Sanırım torpilli bazı kişiler var..
Yerleşik safların önünde onlara yer verilince tezgahlar yollara taşıyor..
Yollar daralıyor..
Trafik sıkışıyor..
Ama durumdan kimse rahatsız olmuyor..
Oysa ana caddeler bu anlamda işgal edilene kadar tespit edilecek ara
sokaklarda pazarlar kurulsa zaten sıkıntılı olan araç trafiği de bir nebze
olsun rahatlamış olacak..
Diyeceksiniz ki, rada ev ve işyerleri yok mu?..
Var elbette ama ana caddedler üzerindeki gibi olmayacağı muhakkak.
En nbulvar ve ana caddeler üzerindeki kiralarla, ara sokaklardaki kiralar aynı değil.
Yani pazar kuracağım diye zaten siftaksız kepenk kapatan işyeri sahiplerine bu
kadar gaddarlık edilmemiş olur.
Ayriyeten kurulan pazarlardaki ürün fiyatlarının da çok zazip ve evhen
olduğunu da kimse söyleyemez..
İşin özü, belediyeler bu tür sorunlara çözüm bulma mecburiyetindeler.
Ama cadde ve sokaklarda pazar izni vereker sorun yaratarak çözüm ürettklerini
zannederek değil..
Böylesi çözümüm en ucuzu..
Bu işler oturduğun yerden emir buyurarak olmuyor..
Kafa patlatacaksın biraz..
Şehrin, ilçenin geleceğini planlarken bu tür ihtiyaç hasıl olan yerleri de düşüneceksin..
Nasıl olsa benden öncekiler sokakları işgal etmiş bende devam edeyim dersen,
Birgün, bu iş patlar..
Patlayan da vatandaş olur..
21. Yüzyılı yaşadığımız günlerde kolaycılıkla çözüm üretmek yerine ilimle,
bilimle, şehircilik anlayışıyla, modern bir kent görünümü yaratmak
belediyecilerin iş anlayışı olmalıdır..
Yorumlar
Kalan Karakter: