Hurun Global Rich List'de milyarder sayısının en çok olduğu ülkeler açıklandı.
Türkiye, 31 milyarder ile dünyanın en çok dolar milyarderine sahip 19. ülkesi oldu.
Diyorlar ki, "Türkiye'de milli gelir 15 bin doları geçiyor."
Daha bu açıklamanın şaşkınlığı geçmeden
Türkiye dolar milyarderi sayısında dünya sıralamasına giriyor.
Şaşkınlık diyorum çünkü bu açıklanan rakamlar, hayatın gerçekleriyle zerre kadar örtüşmüyor.
Çünkü halkın yüzde 80'i halen açlık sınırı altında yaşıyor!
Demek ki söylenenler doğruymuş. Türkiye fakir bir ülke değil.
Ama arada çok önemli bir detay var ki, onu söylemiyorlar işte!
Evet Türkiye çok zengin bir ülke ama kaynaklarının çoğu, bir avuç azınlık tarafından sömürülen bir ülke!
Hepimiz bu bir türlü doymak bilmeyen dolar milyarderlerine çalışıyoruz.
Zengin daha zengin oluyor, fakir daha fakirleşiyor.
Çare nedir?
Çok kazanandan çok,az kazanandan az vergi almak..
Bakın dün kamu çalışanları için 2026-2027 yıllarını kapsayan toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin ilk teklifi açıklandı.
Bana göre buna teklif bile denmez, herhalde şaka yapıyorlar diye düşündüm. İlk yıl için 10+6, ikinci yıl içinse yüzde 6+6 zam teklifi yapmışlar.
Siz söyleyin, bu teklif hayatın gerçekleriyle pazardaki manavdaki fiyatlarla, ödenen kiralarla, ulaşım paralarıyla, eğitime ve sağlığa, elektriğe, suya doğalgaza gelen zamlarla zerre kadar uyuşmuyor mu Allah aşkına?
Bakalım kamu sendikaları bu teklif karşısında nasıl bir tavır izleyecekler. İlk sert tepkiyi Birleşik Kamu İş gösterdi bile. Grev önlüğünü giydiler, sahalara çıkacağız dediler ama hala "grev" diyemediler.
Diğer taraftan geçim sıkıntısı öyle zor bir hal aldı ki, millet bankaların kucağında.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin son verilerine göre bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen ve borcu devam eden kişi sayısı 4 milyon 143 bine çıktı
1 milyon 774 bin kredi kartı ise batıkta. Haziran ayında yasal takibe alınmış kişi sayısı da 258 bin olarak belirlendi.
Hükümet ve ekonomi yönetimine göre ise, ekonomi iyiye gidiyormuş, güya ekonomide tedbirler alınmış.
Bu nasıl bir tuhaflık anlamıyorum. Önlem alındıkça ekonomi daha kötüye gidiyor.
Ekonomi kötü gittikçe iktidar daha fazla din daha fazla milliyetçilikten bahsediyor.
Vergi artışı yapılıyor, yeni vergiler konuyor, piyasaya zam yapılıyor, varlık satılıyor, kamu hizmet bedelleri arttırılıyor, ücretsiz kamu hizmetleri ücretli hale getiriliyor.
Buna rağmen ekonomik tablolar
geriye doğru gitmeye devam ediyor.
Borç almadan bahsetmiyoruz,
borçlanma ihtiyacı katlanarak artıyor.
Her ay bir önceki aya göre daha fazla borçlanma ihtiyacı oluşuyor.
Bir kez daha söyleyelim;
Türkiye fakir bir ülke değil, kaynaklarının çoğu bir avuç azınlık tarafından sömürülen bir ülke!
Bu ülkede para var ama gelir adaleti yok!
Yorumlar
Kalan Karakter: