ABD, İsrail'in gazıyla İran'a neden saldırmıştı hatırlayalım:
İran'da rejimi değiştireceklerdi,
İran'ı nükleer silah programından vazgeçireceklerdi.
Ama neden? Önce hatırlatayım;
Bu köşede defalarca kez, BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi ile Türkiye'nin de aralarında sayıldığı Ortadoğu'da sınırların değiştirilmek istendiğini, ulus devletlerin parçalanmasının hedeflendiğini defalarca kez anlattım.
Arap baharıyla diye yutturulan o süreçte Libya, Irak, Mısır ve Suriye'nin başına gelenleri hep birlikte gördük.
BOP'un bu ilk evresinde kimi ülkelerde kısmen başarılı olundu, kimilerinde ise bu girişim tutmadı. Libya, Suriye, Yemen gibi ülkeler kanlı bir iç savaşa sürüklendi.
Ortadoğu’yu Arap Baharı üzerinden dönüştürme senaryosu iflas edince Amerika, Donald Trump ile birlikte yeni bir konsept değişikliğine gitti.
BOP'un bir ikinci evresinde ise mevcut Arap rejimlerinin diplomatik yollarla, masa başında çeşitli rüşvetler ya da çıkarlar karşılığında İsrail ile barıştırılması hedeflendi. Bunun yolu ise Abraham yani İbrahim anlaşmalarıydı.
Bu anlaşmaları imzalayan Arap rejimleri birer birer İsrail ile normalleşti. Her şey yolunda gidiyor gözükürken Filistin’in var olma hakkını yok sayan bu anlaşmalar, Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırısıyla sekteye uğradı.
BOP'ta bu kez de üçüncü evreye geçildi. İsrail üzerinden Ortadoğu’ya, yeni bir harita çizilmeye çalışılması planına.
İsrail’in Lübnan operasyonuna verdiği “yeni düzen” adından da anlaşılacağı üzere bu yeni safhada, savaşın tüm bir bölgeye sıçraması planlandı.
Netanyahu, 27 Eylül’de iki farklı Ortadoğu haritasıyla birlikte çıktığı BM kürsüsünde “Yeni bir Ortadoğu”dan bahsederken kafalarındaki planı dile getiriyordu.
İsrail’in aynı anda Yemen’den Lübnan’a, Gazze’den Suriye’ye dört farklı cephede ateşi yakması Amerikan emperyalizminin bölgesel politikalarından bağımsız değildi.
İsrail üzerinden başlatılan bu üçüncü evrede ise en büyük engel İran'dı. O yüzden İran'ın ya yola getirilmesi ya bölünmesi ya da 'nükleer' bir imhaya varabilecek kadar yok edilmesi bile göze alınmıştı.
Zaten Trump, "Yeni ve daha uyumlu bir Ortadoğu nihayet ufukta görünüyor" derken İran tehdidinden arındırılmış bir Ortadoğu arzusunu dile getiriyordu.
Ama olmadı İran, kolay lokma olmadığını, tüm dünyaya gösterdi. 40 süren savaş, Trump'ın “Bir medeniyetin yok edileceği” söyleminin ardından “Acaba kastedilen nükleer bomba” mı sorusunu gündeme getirmişken ve bütün dünya nefeslerini tutmuşken, Pakistan'ın çabalarıyla 15 günlük ateşkes ilan edildi.
Ateşkesin 3. gününde de taraflar, bu hafta sonunda İslamabad'da ilk kez aynı masa etrafında bir araya geldiler. Sağlanan ateşkesle dünya da en azından şimdilik rahat bir nefes aldı.
Şimdi her iki tarafta savaştan kazançla çıktıklarını söylüyorlar.
Bu savaştan İran’ın daha kazançlı çıktığı söylense de uğradıkları onca siyasi suikastın yanında, bombalamalar sonucunda yaşadıkları yıkım ve elbette daha fazla can kaybını unutmamak gerekiyor. Ama yine de kendilerini kazançlı sayıyorlar. En azından savaşın moral olarak galibi, kesinlikle İran oldu diyebiliriz.
ABD ise kesinlikle bir zafer elde edemedi. Üç beş günde kıracağını sandığı İran’ın direncini bir türlü aşamadı. Amaçları neydi, İran'da rejimi yıkmak. İç karışıklıklara sürükleyip paramparça etmek.
Gerçi Trump’a bakarsanız 'rejim değişti' diyor ama nasıl değişti doğrusu ben anlamadım. Sizin de anladığınızı sanmam. Trump'ın kafası, deyip geçin derim.
Ama şu 40 günün en kesin sonucu şu ki; ABD ve İsrail, İran’ın kolay lokma olmadığını, tahminlerinin çok ötesinde sert bir kayaya çarptıklarını anlamış oldular.
Bu aşamadan sonra artık Ortadoğu’ya dönük planlarını tümüyle yeniden gözden geçireceklerdir.
Bütün bu yaşananlarda ben elbette Türkiye'nin ne kazandığıyla daha çok ilgileniyorum. Durum şu ki; İran'ın bu derece çetin ceviz çıkması, Türkiye'nin işine yaradı.
Çünkü Türkiye’nin güneydoğusunu da kapsayacak ve İran ve Irak’tan da toprak alacak şekilde kurulması planlanan Kürt devleti hayali en azından şimdilik suya düşmüş oldu.
Aynı şekilde İsrail’in genişleme hayalleri de…
Şimdi ABD ve İran'ın aynı masadan anlaşmayla kalkması için Türkiye ve Pakistan ile diğer dünya devletleri de büyük destek veriyorlar.
Anlaşma sağlanacak mı, yoksa savaş yeniden alevlenir mi şimdilik tam olarak bilmiyoruz.
Ama umulan ateşkesle birlikte bu savaşın tümüyle bitmesi.
Ve eğer bu savaş anlaşmayla sonuçlanırsa, Ortadoğu haritasının değiştirilmesinde, ABD ve İsrail'in Ortadoğu haritasını değiştirme planında, üçüncü evre de fiyaskoyla sonuçlanmış olacak.
Bakalım dördüncü evrede neyle karşımıza gelecekler?
Yorumlar
Kalan Karakter: