SUYUN başını tuttuysanız bir şekilde ondan sonra endişe etmenize, korkmanıza gerek yok.
O su, bir şekilde sizin yatağa da uğrayabilir.
Olasılık değil, imkan dahilindedir.
Hakkaniyetli midir?
Değil midir?
O ayrı bir tartışma konusu...
Sizin sütünüze, ahlakınıza, görev anlayışınıza bağlı bir erdemdir sonrası.
Ha siz, ‘Bal tutan parmağını yalar’ diyorsanız, yanlıştır.
Hem de yanlış bilinen bir yanlış.
Çünkü o sözün doğrusu;
‘Bal tutan parmağını kirletir’ şeklindedir.
Devletin, milletine eşit ve hak yemeden sunacağı imkanları siz iş başındakiler, yanları ve yardakçıları olarak halkın ihtiyacını düşünmeden kendi aranızda paylaştırma yoluna gidiyorsanız zaten o bal kümesinden tattığınızın helal, haram olup olmadığı bile tartışılmaz.
Bu haksızlığa karşı susan, saklayanlar için söylemiş söze ortak ve muhatap olurlar;
‘Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.’
Peki, o zaman şimdi meselenin özünü de katalım da bunca kelam niyedir bir anlaşılalım.
İlkadım Belediyesi’nin sözleşmeli personel alımları için çok yaygara koptu.
Meclis üyelerinin birinci dereceden eş ve yakınlarının işe alındığı ve onlara kontenjan tahsis edildiği yüksek sesle dillendirildi.
Her ne kadar Başkan Demirtaş, ‘Kul hakkı yedirmem, inceletirim’ dese de ateş olmayan yerden duman çıkmadığı bir kez daha gözler önüne serildi.
İddiayı ortaya atanlara karşın idare somut bir şey sunamadı.
Onlar sunamadığı gibi belediye meclisinden de yüksek sesle bir itiraz duyulmadı.
Hal böyle olunca ilk akla gelen belediyenin İYİ Parti’de olduğu gerçeğiyle kamuoyunda bu kıyak personel sözleşmelerinin öncelikle İYİ Parti Meclis Üyeleri’ne kullandırıldığı düşüncesi oluştu.
Ama kendi payına bir şey alamayanların sesleri yükselmeye başlayınca bir baktık ki işin şekli öyle değilmiş.
İYİ Partili’nin yakınlarının yanında,
CHP’lilerin,
MHP’lilerin de eş ve yakınları varmış.
Gündem olan bu konuda ret oyları verileceği açıklanmışken, kimseden ses çıkmayınca nedeninin;
‘Sus payı’ olduğu da ortaya çıktı.
Yorumlar
Kalan Karakter: