TARAFTAR demişken deplasman tribününde yer alan 300 kişi kadar Kocaelispor destekçisine hayran kaldım.
Onlar daha baç başlamadan tezahüratlarına başlarken şöyle bir baktım Samsunspor taraftarlarının gruplaşarak oturdukları yerlere, kimseler yoktu.
Vallahi içim ezildi.
Samsunspor takımı bu kadar ilgisizliği hak ediyor mu?
Sebeplerini biliyorum ama yakın geçmişte seyircisine bu kadar coşku yaratmış bir takım, bu kadar yalnız bırakılmamalı.
Evet, stadyum uzak.
Evet, birkaç haftadır galibiyet gelmiyor.
Geliş de dönüşte seyirci için sıkıntılı.
Ama nedenleri belli olan bu duraklamayı herkes biliyorken, tribünler bu kadar boş kalmayı hak etmiyor.
Bir takımı rakip sahaya taşıyacak olan orta sahasıdır.
Orta sahanın ve özellikle de geçiş oyununun iki baş aktörü Emre ve Holse yok.
Ntcham kenarda…
İleride top tutmaktan bihaber Marius yokları oynuyor.
Afrika Kupası’ndan şampiyon dönen Ndiaye yedek kulübesinde…
İlk yarı itibariyle topu Samsunspor’a bırakarak maça başlayan Kocaeli 1 puan peşinde…
Hal böyle olunca tatsız tuzsuz bir 45 dakika izledik.
Ben ikinci yarıda Tavsan ve Marius yerine Ntcham ve Ndiaye girer diye bekledim doğrusu.
Ama Reis, Tavsan’ı oyunda tutup Celil’i oyunda almayı tercih etti.
İkinci yarı Ntcham oyuna girince biraz dirildi Samsunspor…
Orta saha etkinliği öne çıkmaya başladı.
Samsunspor gol için yüklenmeye başlayınca bu kez Kocaelispor’da çabuk ataklarla gol şansı kovalamaya başladı.
Koca 90 dakika sonunda izleyenler bir kez daha golsüz ve futbolsuz bir maçtan döndüler evlerine…
Kırmızı-beyazlıların defoları var.
Cumartesi akşamı sağ açık pozisyonunda oynamaya çalışan Assoumou, Coulibaly’nin yerini doldurabilecek izlenimi vermedi.
Tavsan ise beklenenin aksine etkisizdi.
O iyi, bu kötü demeyeceğim ama sahada yürek arayanlar Drongelen’i izlemeli ve taklit etmeye çalışmalı.
Görünen o ki asıl çocuklar Holse, Emre ve sakatlığını atlatabilirse Coulibaly dönerlerse özlenen Samsunspor’u izlemeye başlayabiliriz.
Bir golcü gerek dememe lüzum dahi görmüyorum.
Gol ve golcü görmek için öncelikle bir orta saha hakimiyeti ve topu kaleye iteleyecek ayaklara o pozisyonları hazırlayacak bir takım gerek.
Bunlar olmayınca;
‘Taraftar takıma, takım galibiyete hasret’ demekten başka geriye ne kalıyor ki?
Yorumlar
Kalan Karakter: