Başlıkta hiçbir yanlış yok.
Bilerek yazdım.
Elbette üretmekte kolay değil.
Zorlukları var.
Belli bir maliyeti var.
Ürettiğinizi vatandaşa ulaştırmak var.
Hepsi artı para, hepsi artı maliyet…
Sadece bugünün değil yıllar sonrasının ihtiyacını belirleyerek yapacağınız bir yatırım…
Tabi üretilip, halkın kullanımına sunulan her şey kirli bir şekilde dönüyor.
Kendi haline bırakırsanız döneceği yer, doğa…
Kalem, kalem inceleyecek değilim.
Konum, hayatın vazgeçilmezi su…
1974-75 döneminde benimle beraber İnşaat Fakültesi’nden mezun olan arkadaşlarımın bir kısmı Devlet Su İşleri’nde göreve başladılar.
Mesleğin inceliklerini öğrenmek üzere onları işin başında Japonların olduğu Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu Barajları’nın inşaatlarında görevlendirdiler.
Dolu Savak-Gövde ve diğer ünitelerde birkaç sene geçirerek mesleki gelişimlerini geliştirirken farklı konularda da ihtisas sahibi oldular.
Yaptıkları sadece kendilerini geliştirmek değil Samsun’un yıllar boyu su ihtiyacını karşılayacak bir su birikim silsilesini de Samsun’un hizmetine vermek oldu.
Çakmak Barajı ile genişleyen çember, bir ishale hattı ile o temiz suyu Samsun’a ulaştırdılar ve kenti su kuyularına mahkum olmaktan kurtardılar.
Ama iş burada bitmedi ve yeni bir yükü ortaya çıkardı tabii…
Kullanılan suyun, atık suya dönüşmesi ile yeni bir hizmetin gerekliliği ortaya çıktı.
Bu atık ve pis sular bir şekilde halkın sağlığını etkilemeden bertaraf edilmeliydi.
İşte 70’li yıllarda Atakum sahillerinden başlayıp, kentin doğusuna uzanan ve bugünlerde yeterli olamaması nedeniyle boru çapları genişletilen Kanalizasyon İshale Hattı’nın yapım nedeni budur.
Yıllarca pompa istasyonlarının kapasitesinin yeterli olmaması nedeniyle denize deşarj edilen, yanından geçerken burnunuzu tıkamak mecburiyetinde kaldığınız atık ve kirli sular bugün yeniden halkın ve doğanın kullanımına uygun hale getirilmeye çalışılıyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesi, SASKİ Genel Müdürlüğü,
2025 yılı boyunca işlettiği 29 Atık Su Arıtma Tesisiyle yaklaşık 90 milyon metreküp atık suyu arıtarak çevreye zarar vermeden yeniden doğaya kazandırdı.
Arıtma sürecinde oluşan 13 bin ton atık su çamuru ise güvenli şekilde bertaraf edilerek çevre kirliliğinin önüne geçildi.
İşte üretileni tükettikten sonra, ‘Tüketimden Üretime Giden Yol’ budur.
SASKİ tarafından kentin hizmetine sokulmuştur.
Tabi hazır alt yapı ve kanalizasyondan bahsetmişken Atakum’un güneyinden batı-doğu istikametinde yeni bir Kanalizasyon İshale Hattı’na olan ihtiyacı bir kez daha vurgulamakta fayda var.
Yorumlar
Kalan Karakter: