SÖZLERİ yerle yeksan olanların dünyasında gariban bir hayatın düzen esiri olmuşuz.
Çokça yapacak bir şeyimizde yok.
Vallahi biz yaşadığımız kadar yaşadık da bizden sonra gelecek neslin hali nice olacak onu merak etmekteyim.
Baksanıza yaz, sonbahar, kış…
O sene, bu sene derken,
Koskoca bir ömrü tükettik!
Kimin ne kadar ömrü kaldığını sen bilemezsin, diyeceksiniz de…
Gecenin sabahının üzerimize doğacağının garantisi var mı?
Bu gerçeklerin bir yanı…
Diğerinde ise sözlerin raksı var.
Hani, umut dünyası diyeceğiniz tarzdan…
Daha doğrusu eğrisi doğrusuna evirilmeyen sözler var.
Ne zaman seçim yaklaşsa, çuvalların ağzı açılıyor.
Açılıyor da dökülenlerin yararını gören yok.
Bakın mesela,
Motorin 40 lira oldu.
Olur olmazda, Rize’de petrol bulundu.
Ne diyordu geçen seçim döneminin içişleri bakanı,
“Gabar’da öyle bir petrol bulduk ki, bütün dünya bizi kıskanacak?
Almanya’sı, Fransa’sı yutkunarak bakacak.
Hele o dünyanın sahibi olan Amerika var ya, kuduracak, kuduracak!
Nasıl bi petrol inanamazsınız!
Çıkan petrolü hiçbir işlem yapılmadan benim çiftçim alıp, traktörüne koyacak!”
Ne oldu?
Ne petrol çıktı…
Ne koyacak traktör bulundu.
Şimdi seçime doğru aynı HİKAYE.
Rize’de petrol müjdesi!
Çayın rengi mi denize vurdu?
Yoksa arama gemisi, deniz dibine batmış bir varili mi deldi, bilmiyorum.
Ama bildiğim bir gerçek var;
Mazot 40 lira.
Çıkan petrol derdimize çare olamıyor.
Ama benzin istasyonundaki pompanın sayacı affetmiyor.
Vaziyet kötü anlayacağınız.
Zülfiyari nasıl kurtarırız diye düşünürken bir haber düştü internete.
Meksika’da uzaylı cesedi bulunmuş.
DNA’ları da bize benzemiyormuş.
Hakiki uzaylı yani!
Hani diyorum, ara sıra geleceklerine kalıcı gelseler de…
Bizden sonraki neslin kurtulma şansı olsa!
Yorumlar
Kalan Karakter: