ÖNCE sahadan başlayayım.
Türkiye’nin birçok stadında olduğu gibi 19 Mayıs Stadyumu’nun zemini de ‘SOS’ veriyor.
Kavurucu geçen sıcakların yanında daha yapım esnasında gerektiği kadar yükseltilmeyen zeminin sıkıntısını yaşıyor çimler.
Tribünlere bakıyorum, kemikleşmiş taraftar grubunun dışında Samsunsporluların pek itibar ettiği bir gece değil.
Niye diye sormanın bir anlamı yok.
Son iki haftada alınan neticelerin seyircinin ayağını sahadan çektiği kesin.
Ki, ilk kırk beş dakikadaki oyunda tat vermedi.
Samsunspor’un yenileri bu maçta sahadaydı.
Ama ilk yarıdaki oyunlarıyla, Cherif Ndiaye, kasaba şerifi görüntüsü verirken,
Sol kanatta görev alan Coulibaly, çabuk ve atletik görünümünde ama yerinin adamı olmaktan uzaktı.
Ne adam eksiltebildi…
Ne topu arkadaşlarıyla buluşturacak bir orta yapabildi.
İlk oynadığı maçta herkesin gönlüne giren Musaba’da, o görüntüsünden bir hayli uzak, Yunus Emre orta sahada güvensiz.
Ntcham kendine çok güvenen görüntüsüyle çelişecek kadar verimsizdi.
Satka’nın kendi kalesine attığı golle ilk yarıyı 1-0 geride kapatan Samsunspor’dan sanırım oyunun ikinci bölümü için çok kişi umutlu değildi.
GÖREV YERLERİ DEĞİŞİNCE BİR ANDA HERŞEY DEĞİŞTİ
İkinci yarıya Reis, Musaba’yı sol, Coulibaly sağ kanada alıp kullandıkları ayaklarıyla içeri kat edebilecekleri bir oyun anlayışını tercih etti.
İyi de oldu.
Zira her iki oyuncu da ve özellikle Musaba bu yarıda gerçek kimliklerini yakaladılar.
Ataklara yaptıkları katkıyla etkili oldular.
Onlara doksan dakikanın hiçbir anında oyundan düşmeyen Holse’nin bitmek, tükenmek bilmeyen enerjisi de eklenince maçta önce Anıl'ın kendi kalesine attığı golle beraberliği yakaladı Samsunspor…
Sonrasında da ikinci yarının en etkili ismi Musaba’nın ortasında Holse’nin dokunuşuyla topu önünde bulan ve ilk yarıdaki görüntüsünün tam aksi bir oyun sergileyen Cherif Ndiaye’nin golüyle de öne geçti.
Sonra hava toplarında genelde üstünlük sağlayan Fofona beraberliği yeniden yakalatsa da ikinci yarıda gerçek kimliğine kavuşarak sahneye çıkan Musaba maçon skorunu tayin etti.
Samsunspor yeni kadrosu ve transferleriyle kabuk değiştiriyor, bu kesin..
Oynamayan oyuncularının da eksikliğini hissettiriyor sahada.
Ama belirgin bir zaaf var ki, işte bu zaafı oluşturan ve bizi iki sezondur yüksek toplardaki hâkimiyetlerine alıştıran futbolculara yakışmıyor.
Birkaç maçtır izliyorum,
Bu özelliklerinde hep sitayişle bahsettiğim Drongelen ve Satka son maçlarda nedense bu üstünlüklerinden uzaklar.
Sezonun bu bölümüne kadar hiçbir takımın bu sezon kolay teslim olmayacağını oynanan her maçta görüyoruz.
Bu maçta öyle oldu.
Bir gol düellosuydu, ikinci yarıda uyanan Samsunspor düellonun galibi oldu.
Maçın hakemine daha maç ısınmasına çıktığında notumu verdim.
Pozisyonlara her ne kadar yakın olmaya çalışsa da onları çözecek futbol bilgisi yok.
Doksan dakikanın sonunda Samsunspor kendini hatırladığı ikinci yarı performansı ile maçı çözdü ve üç puanı hanesine yazdırdı.
Kötü başlangıcın sonu iyi bitti.
Zor oldu ama üç puana Samsunspor kondu.
Yorumlar
Kalan Karakter: