Beşiktaş-Samsunspor maçını basın tribününde yan yana takip ettiğim ulusal bir gazetede çok uzun yıllardır spor yazarlığı yapmakta olan gazeteci büyüğümün maç sonu söylediği sözler hala kulaklarımda çınlıyor.
“Yarım asırdır, içeride dışarıda bu takımın maçlarını seyrettim. Doğrusu alınan neticeden bu kadar utandığımı, hakemden bizden yana oynamasına rağmen kazanamadık. Alenen Samsunspor’un hakkı yendi.”
Daha güzel futbol ikliminde yeniden bir araya gelmek ümidiyle vedalaştık. O evine, biz de diğer gazeteci arkadaşlarla Samsun’a döndük.
Eğer bir maçta her iki takım kalecileri de başarılı kurtarışlar yapıp gol yememişlerse, forvet oyuncularına büyük oranda suç yüklenir. İnönü Stadı’nda da cumartesi akşamı bunu yaşadık.
Kaçar kez oldu saymadım ama hem Mert Günok hem de Okan Kocuk çok önemli pozisyonlarda birbirinden güzel kurtarışlar yaptılar.
“İyi bir kaleci 1 puandır” sözünün ne kadar doğru olduğu bir kez daha gözler önüne serildi. Her ikisi de tartışmasız bugün ülkenin altın eldiven listesindeki ilk iki sıradaki isimleridir.
Gelelim diğer meseleye.
Maçın hakemlerini stadın kapısına lüks bir Mercedes Vito bıraktı. Bende basın kapısına doğru ağır ağır yürümekteydim. Müsabakanın orta hakemi Kadir Sağlam ile göz göze geldik. O beni, ben de onu tanımam bilmem. Dikkatli bakışlarını hissedince seslendim.
“Hocam başarılar diliyorum. Allah hakem şansı versin” dedim. O da gülümseyip “Teşekkür ederim, size de kolaylıklar diliyorum” diye yanıt verdi.
Temasımız bu kadar oldu.
Maç bittikten sonra ne kadar kötü kararlar verdiğini, maçın sonucuna etki ettiğini herkes gördü ve dile getirdi.
Kendisine çok kızıp, öfkelendik.
Şimdi bu arkadaş ve yardımcılarına, saha kenarındakilerine, VAR’da oturanlara şöyle bir soru sorsam.
Ey hocalar, siz gerçek bir mümin ve de Müslüman mısınız?
Adım gibi biliyorum tereddütsüz şu yanıtı verirler.
“O nasıl söz? Tabii ki Elhamdülillah yarabbi çok şükür Müslümanız.”
Madem Müslümansınız, bir Müslümanın kul hakkı yemesi caizdir diye bir şey hangi kitapta yazıyor?
Zebur’da mı, Tevrat’ta mı, İncil’de mi, yoksa Kuran Kerimde mi?
Hem de mübarek üç aylarda, bu suçu işliyorsunuz.
Kuldan korkmuyorsunuz, Allah’tan da mı korkmuyorsunuz?
Bu nasıl bir cahil cesaretidir?
İnanın aklımız almıyor.
Aklı alan, dili dönen varsa anlatsın da öğrenelim, bilelim.
Yorumlar
Kalan Karakter: