Dünyaca ünlü Amerikalı bir psikolog var. Abraham Maslow…
Kendisi ayrıca hümanizm ekolünün de kurucusudur.
Bu Maslow'un 1940'lı yıllarda ortaya attığı bir de 'insan psikolojisi' teorisi vardır. Bilinen adıyla 'İHTİYAÇLAR PİRAMİDİ' teorisi...
İhtiyaçlar piramidinde güvenlik katmanı üzerindeki üçlü çok önemlidir. İnsan psikolojisi öncelikle bu üçlüyü gidermek üzerine kurguludur:
Bunlar; beslenme, giyinme ve barınmadır.
Maslow'a kadar gitmeye de gerek yok aslında. İslam dininde de "Komşusu açken, kendisi tok yatan bizden değildir" sözünden tutun da ‘Açın gözü ekmek teknesinde olur’, ‘Tok açın halinden anlamaz’ atasözüne kadar, açlığın zorluğunu anlatan atasözlerimizdir.
Neden bunları hatırlattığıma gelince;
Enflasyon günümüzde, gelir dağılımını öylesine bozdu ki TÜİK verilerine göre dahi en zengin yüzde 20, ülke gelirinin yarısına sahip durumda.
Yabancı araştırma kurumlarında ise daha vahim bir tablo var. Nüfus içindeki yüzde 1 civarındaki süper zenginler, ülke kaynaklarının çeyreğini tüketirken yüzde 99 kıt kanaat geçiniyor.
Bugün Türkiye'de 11,5 milyon emekli, 4,5 milyon da dul ve yetim maaşıyla geçinen bir kesim var.
Bu insanlar açlık sınırının altında hayatta kalma savaşı veriyorlar.
Türk-İş her ay açlık ve yoksulluk sınırlarını TL değerinden açıklıyor. Aslında açlık sınırının ne olduğu belli.
Açlığın sınırı nedir biliyor musunuz?
Yatağa aç girmektir!
Bugün bu ülkede yatağa aç giren insanlar varsa, o toplum için alarm zilleri çalmaya başlamış demektir.
O yüzden de açlığı ortadan kaldırmak, bütün hükümetlerin ve yönetimlerin önceliği olmalıdır.
Karnı tok olan açın halinden anlamaz derler ya oysa ki anlamamız gerekir. Çünkü açlık, toplum barışının bozulduğu noktadır.
Bakın dünya tarihine zaten açlar ile toklar arasındaki mücadele ile şekillenmiş ve savaşlarla yazılmıştır.
Eğer toplumda bir kesim açlık çekiyorsa, toklar da yataklarında rahat uyuyamazlar. Zaten uyutmazlar da.
1789 Fransız İhtilali neden olmuş biliyor musunuz; AÇLIK yüzünden...
18 yüzyılda açlık Fransızların öylesine canlarını bezdirmiştir ki, kral ve kraliçelerini dahi giyotine gönderecek kadar öfkelenmişlerdir.
O yüzden açlık sınırının altındaki insanları bir an koruyucu kalkan geliştirmek zorundayız.
Aksi taktirde her ülke yönetimi için geçerli kural şudur;
“Eğer açlar ile toklar arasındaki uçurumu kapamaz isen yönetim olarak kendi sonunu hazırlamış olursun.”
Zaten merhum Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel de "Boş tencerenin deviremeyeceği hükümet yoktur" derken, bunu anlatmak istemiyor muydu?
NOT ETTİKLERİM:
-ABD'nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump, 4 yıl aradan sonra yeniden görevine başladı. Başkanlık yeminin ardından açıklamalara bulunan ve ABD'nin altın çağının başladığını söyleyen Trump, ABD'nin ekonomik olarak hemen refaha kavuşacağını söyledi. Ulusal enerji acil durumu ilan ettiğini ve yeni yeşil anlaşmayı da iptal edeceklerini belirten Trump, “Diğer ülkelere de vergi getireceğiz” diye konuştu.
-Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 23 Ocak'ta yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında, politika faizinde 250 baz puanlık bir indirim daha yaparak faizi yüzde 45'e çekse bile, ocak ayında reel politika faizinin 3-4 puan civarında kalacağını öngördü.
-Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi yönetim brüt borç stoku, aralık sonu itibariyle 9 trilyon 250 milyar lira oldu. Borç stokunun 4 trilyon 59 milyar liralık kısmı Türk Lirası, 5 trilyon 191 milyar liralık kısmı ise döviz cinsi borçlardan oluştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: