Sinema bölümü mezunu olmama rağmen bazı film türleri hiçbir zaman ilgimi çekmemiştir.
Sizin de başınıza gelmiştir. Bazen önyargılarla girdiğiniz film sizi sarsar.
İşte Obsession (Saplantı) filmi beni olumlu anlamda sarstı.
Arkadaşımın ısrarıyla girdiğim filmin etkisinden hala çıkabilmiş değilim.

Yazımı okumaya başlamadan önce bol bol spoiler (sürprizi bozan) görebileceğiniz uyarısını verdikten sonra hissettiklerimi kelimelere dökmeye hazırım...
Film düşük tempoda başlarken klasik Amerikan gençlik, korku ve gerilim hikayesini göreceğimiz hissiyatı verse de ilerleyen dakikalarda bambaşka şekilde ilerliyor.
Yönetmen koltuğunda oturan 26 yaşındaki Curry Barker, senaryosunu yazdığı filmde bizi o kadar rahatsız ediyor ve karakterlerle o kadar özdeşleşiyoruz ki hiç bitmesin dediğimiz 2 saatlik bir başyapıt izliyoruz.
Obsession (Saplantı), genç bir erkek Bear'ın arkadaşı Nikki'ye karşılıksız aşkını bir türlü dile getirememesi ve daha sonra tek dilek hakkı isimli gizemli bir hediyeyi kullanmasıyla başlıyor.

Kedisini kaybeden platonik aşık Bear karakterinin Nikki ile birlikte olmak için bencil dileği sonrası gelişen olayları izlediğimiz filmde, yönetmenin kısıtlı bütçe ile duyguları bize geçirme yeteneği takdire şayan…
Mülayim bir genç olarak görünen Bear'ın dilek öncesi ve sonrası tüm uyarılara rağmen Nikki'nin farklı bir güç tarafından ele geçirilen bedeninden faydalanması kötü karakterin her zaman kan döken taraf olmadığını bize hissettiriyor.
Aşık olduğu çocukluk arkadaşı Nikki'nin yardım çığlıklarına kulak kapatan Bear'ın, Amerikan tabiri ile loser (ezik) karakterinin dışa vurumu gözler önüne seriliyor.

Bear karakterinin kendi bencilliği ile yüzleşmek yerine dileği satan mağaza ve ürünü üreten firmayı suçlayıp hatalarından kaçmaya çalışmasını sinirlenerek izliyoruz.
Saplantı, dört kişilik arkadaş grubunda yaşanan aşk çemberlerinin gençlik zamanlarında yapılan yanlış tercihlerle nasıl sarpa sarabileceğini bize aksettiriyor.
En büyük şoku yaşadığımız sahnelerden birinde de ele geçirilmiş Nikki'nin karakteri, Hansel ve Gretel hikayesine göndermede bulunuyor. Nikki'nin bilinçaltında Bear ile ilişkisini iki kardeşin ensest ilişkisine benzetmesinin ima edildiği sahnede, gerçek Nikki'nin ortaya çıkarak ölmeyi yeğlemesi ve Bear'ın tepkisizliği izleyiciyi dumura uğratıyor.

Yönetmenin kadrajı, kamera açıları, ışık ve ses oyunları sadece gerilimi artırmakla kalmayıp filmi kült seviyesine yükseltiyor. Gazetecilik deyimiyle ters piramit tekniğiyle filmin sonunda yaşanacaklar ise Bear’ın filmin başındaki sahnede bir dilek hakkını satın alırken satıcının repliğiyle gösteriliyor.
Filmde yeni nesil izleyicinin bolca seveceği detaylar mevcut. İki kez sinemada izlediğim üçüncü defa gitmek için fırsat kolladığım ve sosyal medya keşfetimin Inde Navarrette’nin oynadığı Nikki karakterinin ikonik sahneleriyle dolduğu filmin o bölümlerine girmiyorum. Çünkü güzel bir yemeğin tadını tarif etmek yerine sizin o yemeği kesinlikle yemenizi öneririm. Bazı lezzetler anlatılmaz tatmanız gerekir.
İyi seyirler...

Yorumlar
Kalan Karakter: