Bu ülkede enflasyon yüksek. Evet, bu doğru. TÜİK de zaten mayısta yıllık enflasyonu yüzde 75 olarak açıklandı.
Bir de bağımsız kuruluşların açıkladığı enflasyon rakamları var. Onlarınki yüzde 100'lerin de üzerinde.
Hangisi, kim doğru söylüyor, bilmiyoruz. TÜİK doğruyu açıklamıyor ise, değerleri açıklıyor mu o da meçhul. Çünkü neye göre bu rakamları duyurduklarını onlar da açıklamıyorlar.
Bir de madalyonun diğer tarafı var.
Enflasyonun yüksek olmasından faydalanan bir kesim var. Hatta bu kesim; 'enflasyonun düşmemesi' üzerine algı üzerine algı yaratarak, keselerini dolduruyorlar.
O yüzden TÜİK’in açıkladığından daha yüksek her oran daha doğru demek değildir. Bu mantıkla gidersek bugün yüksek olduğu için doğru kabul edilen oran, yarın bir başkası hesaplama yapıp daha yüksek oran ilan edince yanlış sayılır.
Peki, kim bunlar? Yani enflasyondan memnun olanlar.
Açık ve net söyleyeyim; gelirini kendisi artıramayanlar dışında herkes memnun! Diğerleri timsah gözyaşları döküyorlar.
Gelirini kendisi belirleyemeyenler kimler mi?
Sen, ben, siz, siz. Yani memurlar, işçiler, emekliler, verdiği hizmetin bedeline kamu tarafından sınırlama getirilen bazı sektörler.
Peki diğerleri kim? Sattığı ürünün ya da hizmetin fiyatını maliyetindeki artış doğrultusunda, hatta daha fazla zam yaparak istediği gibi belirleyebilenler.
İstisnalar elbette vardır ama birçoğu el ovuşturarak enflasyonun sürmesini istiyorlar.
Hatta enflasyonun düşürülemeyeceği konusunda öyle bir algı oluşturulsun ki, fiyatlar attığında kimse şaşırmasın.
Zaten şu an da olan da bu. Artık fiyatların yükselmesine kimse şaşırmıyor. O fiyat gerçekten maliyet yükseldiği için mi yükseltildi, yoksa satıcı fırsatçılık yapıp daha fazla kar mı elde etmek istiyor, kimse sorgulamıyor.
İşte enflasyonda bizim en büyük meselemiz bu -algı- konusu.
Bir tarafta yoksulluktan kıvranan ama fiyatları normal görenler, diğer tarafta bu algıdan nemalananlar.
TÜİK başta olmak üzere, Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası yöneticileri öncelikle bu algının yerle bir edilmesi için bir şeyler yapmalı! Hem de vakit geçirmeden!
***
İnsanoğlunun başına her türlü iş gelir. İyisi de kötüsü de. Şans da, mutluluk da kaza da hastalık da felaketler de hep biz insanlar için.
Önemli olan olumsuzluklar, kazalar, hastalıklar, felaketler kapıya dayandığında yanımızda ailemizin, dostlarımızın, sevdiklerimizin olması.
Samsun'da geçtiğimiz günlerde Merkez OSB’de meydana gelen yangın felaketini birçoğunuz duydunuz. O yangında üç işletmemiz büyük zarar görmüştü. Yumoş Yatak, Gelişim Sünger Sanayi ve Alemdar Soğutma.
Samsun Merkez OSB Yönetimi de, felaketten büyük zarar gören üç işletmeyi tekrar ayağa kaldırmaya yardımcı olmak için Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında bir yardım kampanyası başlattı.
Gücü, imkanı olan yurttaşlarımızın özellikle sanayici ve işadamlarımız, bu kampanyaya mutlaka destek vermelidirler. Destekleriniz için IBAN numarasını buraya bırakıyorum. Samsun Merkez OSB’nin Halk Bankası Samsun Şubesi nezdindeki TR87 0001 2009 6560 0016 0067 60 IBAN numaralı hesaba katkıda bulunabilirsiniz. Gün birlik olma günü! İstihdam yaratan işletmelerimizin yanında olmalıyız..
Yorumlar
Kalan Karakter: