2022 yılında Türkiye'nin Gayri Safi Milli Hasılası 906 milyar dolardı.
Şimdi bu Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)'dan kim ne kadar gelir alıyor ona bakalım:
GSYH’nin yarısını yani bu rakam 451 milyar dolara denk geliyor ki nüfusun en yüksek gelir elde eden yüzde 20’si, tam olarak 17 milyon 55 bin 991 kişi, bu geliri paylaşıyor.
Yine bu gruptakilerin payına düşen kişi başına ortalama gelir ise 26 bin 453 dolar.
Şimdi yüzde 20 dışındaki diğer grupları merak ediyorsunuz tabi ama öyle bir gruplama yok. Yani bu ülkede yüzde 20 ve diğerleri şeklinde iki kategori var. İşte bunlar da yani nüfusun geri kalan yüzde 80’i ise 454,8 milyar doları paylaşıyor.
Yüzde 80'in payına düşen kişi başına gelir ise 6 bin 668 dolar.
Nüfusun en düşük gelirli yüzde 20’sinin geliri de sadece 3 bin 134 dolar.
Durum böylesine açık ve seçik. Yüzde 20 mevcut ekonomik ortamdan son derece memnun. Paraları ya Kur Korumalı mevduata, ya dövize ya borsaya ya hisse senetlerine ya da banka mevduat faizleri yükseldiğinde bankaya koyuyorlar, keyiflerine bakıyorlar.
Nüfusun en yüksek gelir elde eden 17,1 milyon kişisi açısından ortada bir ekonomik kriz falan yok yani.
Sonraki yüzde 20’lik nüfusun durumu karışık ama genel olarak onların da daha üst gelirli olanları krizden çok fazla etkilenmiyor.
Bu durumda ortaya ilginç bir durum çıkıyor. Yaklaşık 25 milyon kişi krizden geri kalan 60 milyon kişi kadar etkilenmiyor.
İşte hani hep söylüyorlar ya ekonomi krizde de bu kadar insan kafelerde, restoranlarda, arabalarda, tatillerde ne arıyorlar diye…
İşte oralarda gördüğümüz kişiler bunlar. Ötekilerin de bir bölümü bu durumu geçici olarak görüp borçlanarak onlar gibi yaşamaya çalışıyor. Ama geri kalanlar tam anlamıyla krizde.
Yani durum Türkiye'de şöyle nüfusun büyük bir bölümüne göre kriz var, kimilerine göre önemli bir durum yok.
Hangi grupta olduğunuza göre bakış açınız ve düşük gelirli grupta yer alanlara karşı duyarlılığınıza göre yargınız değişiyor.
Ama rakamlar yalan söylemiyor. Bakın; DİSK Genel İş’in TÜİK verilerinden derlediği raporuna göre yoksulluk oranı yüzde 21,7’ye ulaştı. Bu oran, 18 milyonu aşkın kişinin yoksul olduğu anlamına geliyor.
Son dört yılın en az üç yılında, yoksulluk sınırının altında yaşayanları ifade eden sürekli yoksulluk oranı ise yüzde 14’e yükseldi.
Ayrıca AB ülkelerinde çalışan yoksulluğunun en yüksek olduğu ülke yüzde 15 ile Türkiye. Birleşik Kamu İş verilerine göre mayıs ayında açlık sınırı 19 bin 926 liraya, yoksulluk sınırı ise 59 bin 353 liraya çıktı. Açlık sınırı yalnızca bu yılın ilk beş ayında 3 bin 343 lira, son bir yılda 8 bin 116 lira, yoksulluk sınırı ise 28 bin 201 liralık artış kaydetti.
Ve bu ülkede ben dahil yüzde 80 'kriz' ve 'yoksul' grubundayız ve mutsuzuz. Çiftçi mutsuz, memur mutsuz, emekli mutsuz, işçi mutsuz, gençler mutsuz, esnaf mutsuz, anneler mutsuz.
Sokak hayvanları bile mutsuz!
Sahi kim mutlu?
Yorumlar
Kalan Karakter: