Merakla beklediğimiz ekim ayı enflasyonu dün açıklandı.
TÜİK'e göre ekim ayı TÜFE artışı ekim ayında yüzde 2,55 oldu. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,87.
Bu arada sivil bir oluşum olan ENAG'ın enflasyon rakamları ile İTO'nun rakamlarıyla TÜİK arasındaki makas açıldıkça açılmış halde. Çünkü ENAG'a göre aylık enflasyon 3,74, yıllık enflasyon ise yüzde 60, İTO'ya göre ise aylık enflasyon yüzde 3,31, yıllık yüzde 40,84.
TÜİK'in rakamları inandırıcı değil dediğinizi duyar gibiyim. Baksanıza ENAG ile TÜİK arasında enflasyon hesaplamalarındaki fark bile, yıllıkta 2 kata yakın.
Neyse, bize yine TÜİK'in rakamlarına dönelim. Enflasyon sepetindeki kalemlere baktığımızda ise en büyük artış eğitimde. Tam yüzde 65,69.
Onu yüzde 50,96 ile konut izliyor. Kira artışlarının enflasyona etkisini görebiliyor musunuz?
Ve mutfaktaki tencerelerimizin neden artık kaynamadığını gösteren rakam: Gıda enflasyonundaki artış. Gıdadaki fiyat artışı yüzde 34,87. Sağlıktaki artış ise yüzde 32,06.
Durum bu. TÜİK'e göre eylül sonunda yüzde 33,29'a çıkan yıllık artış, ekim sonunda yüzde 32,87'ye gerilemiş.
Böylece 2025'in on aylık döneminde enflasyondaki artış yüzde 28,63'ü buldu. Merkez Bankası "Hedefim yüzde 24, tahmin aralığımın üst bandı yüzde 29" diyordu ya, şimdi cuma günü yılın son enflasyon raporu açıklanırken hep birlikte göreceğiz, bu oranlar "Yerinde kalsın" denilebilecek mi?
Zor dostum zor!
Bu programın işe yaramadığı ortada. Oysa ki şöyle bir geçmişe baktığımda en azından 'moral olarak' iyi başlamıştı dezenflasyon süreci.
Yani faizlerin düşürülmesinden sonra adeta uçuşa geçen enflasyonun düşürülmesi için uygulamaya konulan ekonomik program.
Bu gerilemenin 'baz' etkisiyle olduğunu söylemiş olsak da ki bu baz etkisi neydi hatırlatayım:
2023 yılının mayıs ayında TÜFE yaklaşık yüzde 40'lardaydı.
Sonra birden hızla yükselmeye başladı. Bir yıllık hızlı bir yükselme sürecinden sonra da 2024’ün mayıs ayında yüzde 75’e ulaştı. Bu bir rekordu. Herkes nereye gidiyoruz diye büyük bir kaygı içindeydi?
Sonra da gerilemeye başladı.
2024 yılının eylül ayından 2025 yılının mayıs ayına kadar enflasyon düzenli olarak geriledi.
İşte ne olduysa mayıs itibaren oldu. Bu tarihten sonra enflasyon gerilemeyi bıraktı, yıllık yüzde 32-35 bandına geldi oturdu. Adeta yapıştı desek daha doğru olur.
Neden böyle oldu?
En büyük neden Türkiye'deki siyasi gel-git'lerdi. Gözaltılar, CHP'li belediye başkanlarına yönelik tutuklamalar, AİHM kararlarının uygulanmaması, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay arasında yaşanan hukuk gerilimi, gazeteci ve iş adamlarının gözaltına alınarak tutuklanmaları, 19 Mart'ta İBB Başkanı İmamoğlu'nun gözaltına alınması, CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' davası...
Say say bitmiyor.
İşte tüm bunlar yani bir yıl önceden öngörülmesi mümkün olmayan siyasi riskler ortaya çıktı ve bu risklerin etkilerinin halen devam etmesi yüzünden, uygulanan ekonomik program da bir türlü başarıya ulaşamıyor.
Memur da işçi de emekli de yoksul ve bitik durumda. Ona keza reel sektörün durumu da hiç iyi değil. Nakit darlığı yüzünden KOBİ'ler, nefes alamıyor.
Artık farklı bir şeyler yapmanın zamanı gelmedi mi? Yüzde 32’lerdeki bir enflasyon düzeyi ile daha ne zaman kadar bu millet dayanabilir.
Yüzde 70'lerden yüzde 32'lere gelmeyi bir başarı olarak görebilirsiniz ama madalyonun bir de diğer tarafını görmek gerek.
Suyun derinliğini bir miktar düşürmek, sonucu değiştirmez. Çünkü insan üç metre suda da yedi metrelik suda olduğu gibi boğulabilir.
Su bir metrenin altına inmediği sürece, tek gerçek bu. Millet enflasyon yüzünden boğuluyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: