76 vatandaşımızın ölümüne sebep olan Kartalkaya faciasının yasını tutuyoruz.
Çok büyük bir acıyı yılın ilk ayında bir kez daha yaşadık.
Tıpkı geçen yıl olduğu gibi.
2024'te 6 Şubat depremlerinde 50 bin vatandaşımızı kaybettiğimizde yaşadığımız acıyı yaşadık daha yılın ilk ayında…
Ünlü yazar, Albert Camus, “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın” der Veba romanında…
Türkiye'yi tanımak mı istiyorsunuz?
Ailenle, çoluğun çocuğunla dinlenmek, eğlenmek için karne tatilinde otele gidersin, yangın çıkar, ev alırsın depremde göçer, işe gidersin, çalıştığın fabrikada patlama olur, sokakta yürürsün elektriğe kapılırsın ya da bir çukurun içine düşersin.
Yolda yürürsün, ruh hastasının ya da madde bağımlısının biri gelir seni bıçaklar, alkol alırsın sahte çıkar, kumpir yersin virüs çıkar, hızlı trene binersin, tren yoldan çıkar, madene inersin, ihmaller yüzünden yangın çıkar, grizu patlar...
Her şeyin en pahalı ama insan hayatının bir o kadar ucuz olduğu bu coğrafyada her gün ayrı bir acı, her gün ayrı bir kederle karşı karşıyayız!
Tüm bu felaketlerin nedeni ne?
Yine eksiklikler, yine ihmaller, yine denetimsizlik…
Uzungöl’de ahşap otellerden birinin sahibi, “Neden yangın merdivenini ahşaptan yaptın?” sorusuna “Çünkü dekoratif olmasını istedim” diyordu. Tam bir akıl tutulması…
Kartalkaya Oteli'ne bakın. 12 katlı otelde yangın merdiveni bile yok, bazıları merdiveni içeride yapmışlar diyor.
Denetim var mı?
Sözde var ama özde yok. Yangın merdiveni, acil çıkış kapıları, yangın söndürme tüpleri, depremde yapılacaklar, otelin afete yönelik alması gereken tedbirler…
Neredeyse tümü göstermelik var. Fakat ya uygulanmaz ya da ahlaksız tekliflerle geçiştirilir. Denetim değil baştan savmak var.
Gelişmiş ve insanına değer veren ülkelerde felaketlerin ardından takınılılan tek bir tutum vardır: Sebepleri araştırılır ve bir daha tekrar edilmesin diye önlemler geliştirilir.
Ya bizde bahane üretilir, suçlu aranır ve facianın unutulması zamana bırakılır. Bakın bu olayın da fikri takibini yapın, göreceksiniz ki unutturulacak. Ta ki bir sonraki felakete kadar.
Ders alacak mıyız?
Dikkat edin felaketin ardından bölgeye gönderilen bakan, bakmayan, üst düzey yetkililer, fellik fellik suçlu arıyorlar. Oysa ki bakanlıktan tutun da yerel yönetime kadar tüm kurum ve kuruluşlar yanlış davranmışlar, gerekli denetimlerini ve önlemlerini almamışlar.
İnsan bir istatistik değildir. “76 ölüm var” demek, 76 hayatın yok olması, geride acılar içinde anne, babalar, akrabalar, yakınlar kalması demektir.
Kartalkaya Oteli’nde 76 canımız yandı, bitti, kül oldu.
Geçen yıl Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında da 29 canımız gitti ve yerin 2 kat altındaki bu mekâna ruhsat veren, denetlemeyen belediye özür dahi dilemedi. Tutuklanan 11 kişiyi de saldılar.
Bu yangında da olan; ölen ve yaralanan canlarımıza olmuştu.
O yüzden Kartalkaya yangını da ne ilk felaket ne de son olacak.
İnsanlarımızın nasıl öldüklerini görünce, 'ucuz ölümler ülkesi' olduğumuzu görünce, umutsuzluğa kapılıyorum.
Sonuç olarak, Kartalkaya faciası da tedbirsizlik tarihimize yüz karası olarak geçecek felaketlerden birisi olacak!
Gel de kahretme…
GEL DE KAHRETME!
Yayınlanma :
23.01.2025 08:08
Güncelleme
: 23.01.2025 08:08
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: