Türkiye'de bence ekonomideki en önemli gelişme birkaç gün önce Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bir kararla yaşandı.
Şöyle ki; Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası başkanını görev süresi dolmadan değiştirme yetkisini iptal etti. Ayrıca TBMM'den yetki alınmadan yapılan bu değişikliklerin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Oybirliğiyle alınan karar 12 ay sonra yürürlüğe girecek.
2018 yılından bu yana, Merkez Bankası Başkanı'yken süresi dolmadan görevden alınan başkanların sayısı bir hayli fazla.
Bu konudaki ilk örnek, henüz görev süresi bitmeden 13 Eylül 2018’de görevden alınan dönemin Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya olmuştu.
Onun yerine ise Murat Uysal’ı atanmıştı. Ancak Uysal’ın da görev ömrü de 16 ay sürebildi, yerine Naci Ağbal atandı.
Naci Ağbal da Merkez'in başında görev süresi bitene kadar kalamadı. Sadece 5 ay sonra görevden alındı ve yerine Şahap Kavcıoğlu atandı.
Şahap Kavcıoğlu'nun iki yıl iki ay süren görev süresinde ise, "faiz sebep, enflasyon sonuç" denilerek, düşürülen faizlerin, yüzde 8'e kadar gerilediğini hepiniz hatırlarsınız. Sonuç olarak, döviz kuru ve enflasyon bu faiz indirimleriyle birlikte patladı, halen hiperenflasyonla mücadele ediyoruz.
Son olarak 2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Merkez Bankası'nın başına Hafize Gaye Erkan, ABD'den 'ithal' edildi ve başkan atandı. Ama Hafize Hanım'ın görev süresi ise sadece sekiz ay sürdü. Hafize Gaye Erkan, birbirinden acayip skandallarla, görev süresi dolmadan grevden alınan Merkez Bankası başkanları kervanına katıldı.
Şu andaki Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da onun yardımcısıydı. Karahan, 2 Şubat 2024’ten beri görevde. Bakalım onun görev ömrü ne kadar olacak?
İşte Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı belki de en çok onun yüzünü güldürdü. Eğer hani moda tabirle 'görevden affını istemediği' yani istifası -istenmedi- sürece Merkez'in başında görev süresi boyunca kalabilecek mi, doğrusu ben de merak ediyorum.
Yani Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı aslında Merkez Bankası’na bağımsızlığını geri vermesi anlamına da geliyor.
Böylece karar, herkesin canını yakan enflasyonla mücadelede Merkez Bankası’nın elini de güçlendirmiş olacak.
Dilerim, Türkiye'de her Merkez Bankası başkanı görevden alındığında sosyal medyada paylaşılan, Andy Warhol'un, "Bir gün herkes 15 dakikalığına Merkez Bankası Başkanı olacak” sözünü görüp gülümsediğimiz günler tarihe karışır!
***
Yüksek enflasyon yüzünden dar gelirli vatandaşlar ve çalışanlar inim inim inlerken, şirketlerden de iyi haberler gelmediğini geçen günkü yazımda belirtmiştim.
İlk 5 ayda konkordato süreci kapsamında geçici mühlet kararı verilen dosya sayısı 491’e çıkarken, 202 dosya için de kesin mühlet kararı verildi.
Böylece konkordatoya başvuran şirket sayısı 2023 yılının tamamındaki rakama yaklaşırken, 2020, 2021 ve 2022’deki yıllık rakamların ise üzerine çıkmıştı.
Ekonomistler mahkemelerde konkordato kararlarının nasıl verildiğine çok önem verilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şirketin alacaklısından kaçmak için mi yoksa zordaki şirketini çalışır vaziyette tutup borçlarını ödemek için mi aldırdığı. O yüzden hileli konkordato başvurularına dikkat edilmeli.
Sözün kısası şu; testiyi kıran ile suyu getireni iyi ayırt etmek gerek!
Yorumlar
Kalan Karakter: