SİYASETİN nabzını tutmak için çeşitli modeller var.
Meydanlar önemlidir mesela.
İlan edilen güne kendiliğinden gelip meydanı dolduranlarda vardır.
Taşıma ile arzu ettiği yoğunluğa ulaşamayan da…
Genel veya yerel hizmetlerle ulaşılan halkın menfi veya müspet tepkisi de önemlidir.
Esnafın,
İşçinin,
Emeklinin,
Dar gelirlinin,
Memurun tepkileri birincil sestir mesela.
Alkışlamaya da gider o ses…
Yermeye de…
Ama her ne şekilde olursa olsun bu sesleri duymak için, sesin sahibine ulaşmanız gerekir.
Halka gideceksiniz yani…
Bir nefes kadar yakın olacaksınız.
‘Neyse halin, çıksın falın’ derler ya,
İşte o fal halkın yüreğindedir.
Diline vuran düşüncelerdedir.
Dolayısıyla zaman zaman ilan edilen anket sonuçlarına pek aldırış etmem ben.
Nerede, nasıl yapılır da bilemem.
Bunca yıl bana bir kez ulaşmamış bir eyleme niye, neden itibar deyim ki…
O nedenle, ben gerçeklerin halkın içinde bulunabileceğine inanırım.
Aralarında gezerim.
Dinlerim, anlamaya çalışırım.
Deşerim duygularını, niyetini dökerim ortaya…
Hangi siyaset diliminde olduğuna aldırmam.
Yine de daha çok iktidar yanlısı olduğunu bildiklerimle beraber olur, onların memleketin hali ve gidişatıyla ilgili düşüncelerini almaya çalışırım.
Çünkü en son canı yanacak ve canının yanmasını en son haykıracak onlardır.
Kolay terk etmezler inandıklarını.
Bunu bildiğim içinde kendiliklerinden konuşmalarını beklerim.
Hafta sonu da öyle oldu.
Kesseniz kanı AK akacak bir kardeşimi dinledim.
Hali, vakti yerinde olmasına rağmen tüm umudunu yitirmiş gelecek adına.
Ne alınan kararlardan.
Ne canı yakılanlardan.
Ne ekonomiden.
Ne pazardan, piyasadan memnun.
Ve birçok insan gibi mahdumlarının geleceğinden endişeli.
İşte asıl anket sonucu buradadır.
Onlar bile umut beslemeyi bir kenara bırakmışlarsa siz kiminle, ne anketi yaptırırsanız yaptırın.
Bu kadar gerçek bir halk sesine ulaşamazsınız!
Yorumlar
Kalan Karakter: